Yılbaşı Gecesi Evden Çıkamam

Büyürken yılbaşı büyük bir tatil değildi benim için. Ailem parti vermezdi. Bu sebeple yılbaşında, gece yarısı olana kadar televizyon izler, sonrasında yatardım. Bu durum liseye kadar devam etti. Yılbaşında bir şey yapmamak canıma tak etmişti ancak çok arkadaşım yoktu, o sebeple seçeneğim de kısıtlıydı. Lisenin son yılında, sonunda bir yılbaşı partisine davet edilmiştim. Davet, izci... Okumaya Devam et →

Deep Web’den Kendimi Sipariş Ettim

Biliyorum, ister istemez kaşlarınızı çattınız. Başlık oldukça garip, bunun farkındayım. Ama bana yalnızca biraz zaman verirseniz açıklayacağım. Hızlı olmalıyım çünkü onların ne kadar yakın olduğunu bilmiyorum. Aslında, kendimi Deep Web’den sipariş ettim. İtiraf etmeliyim ki, ben bir uyuşturucu kullanıcısıyım. Otu her zaman bulurum ama onu arkadaşlarımdan alırım. Bununla birlikte daha ağır şeyler almak istersem onları... Okumaya Devam et →

Dehşetin Doğduğu Kasaba

Evimin yakınlarındaki ormanın içinde bir kasaba var. Kimse onun hakkında konuşmak istemez. Tüm haritalardan çıkarılmıştır ancak aslında hala oradadır. Bir şey hala orada yaşıyor. O kasaba bir zamanlar benim de evimdi. Ailem ve arkadaşlarım orada yaşardı. Onları orada bıraktım. Soğuk günlerde, kapım sessizce çalındığında onları düşünürüm. Çocukluğum aklıma gelir. Arkadaşlarımı hatırlarım. Gençken birbirimize ormanda nelerin... Okumaya Devam et →

İnsan Sesi Duysan Da Kapıyı Açma

“Sakın dışarıya çıkma! Ne ya da kim olursa olsun, insan sesi olsa da kapıyı açma, yardım çığlıklarını umursama”dedi  Alex ‘in babası. Bodrum kapısını açtı ve arkasına dönüp  “Ve bu kapıyı arkamdan kilitle” diyerek kapıyı hızlıca kapattı. Alex babasının dediğini yaptı. Kapıyı kilitledi ve merdivenlerden aşağıya doğru ilerledi, bodrum kapısının altından sızan ay ışığı dışında etraf... Okumaya Devam et →

Beni Öldürecek Şey

Vermont’ta küçük bir kasabada büyüdüm. Yüz ölçümü değil, nüfus açısından küçük bir kasabaydı. Her tarafta geniş çiftlikler, ormanlık alanlar vardı ama neredeyse hiç insan yoktu. İneklerin sayısı bile daha fazlaydı, Vermont’taki kasabaların çoğunda durum böyledir. Yaşıtım çocukları olmayan, sıkıcı Vermontluların yaşadığı bu kasabanın, kışın dondurucu soğukları, yazın ise ılıman bir havası vardı. Haliyle, bir çocuk... Okumaya Devam et →

Benim Küçük Radyom

Ortaokul tarih öğretmeni olmanın en az sevdiğim yanlarından biri, her okul yılının sonunda verdiğimiz "Yaşayan Tarih" projesi saçmalığıdır. Bu proje kapsamında öğrencilerin, aile büyükleri ile oturarak yeni nesil için anılarını videoya almaları, kaydetmeleri ya da yazmaları gerekir. Ayrıca not ortalamalarını yükseltmenin de kolay bir yoludur bu. Bunu on yedi yıldır yapıyorum ve bu sene projeleri... Okumaya Devam et →

Aynaya Bakma İntihar Edersin

Yarım düzine polis arabası çakıllı garaj yolunu doldurdu, araçların farları bir dizi ağacı aydınlattı. Çiftlik evinin duvarlarında meydana gelen eğri büğrü gölgeler esintiyle hafifçe sallandı. Sarı polis bandının üzerinden geçerken saçımı atkuyruğu şeklinde topladım. Herhangi bir delili karartmakla suçlanmak istemiyordum. Eve yaklaşırken genç bir memur bana şüpheyle baktı fakat ön kapıdan geçmeme izin verdi. Neden... Okumaya Devam et →

Bebek Odasında Biri Var

Gözlerimi açıp komodininin yanında bana baktığını görmeden hemen önce kızımı hayal ediyor olmam tuhaftı. Yatak odamın mürekkebi andıran karanlığında, onun altı yıllık taslağını çıkarabilirdim: Elleri beline bağlı halde aile büyüklerinden birini uyandırırken takındığı şüpheli tavırlar, dudaklarını sırıtırmış gibi yukarı çeken tombul yanaklar, yanımda nazikçe horlayan annesinden aldığı kıvırcık sarı saçlar. Sersemlemiştim ve henüz pencerelerden güneş... Okumaya Devam et →

Saatlerdir Korkunç Bir Uçaktayım

Otuz saat önce, gece geç saatlerde New York'tan Los Angeles'a giden bir uçağa bindim. Uçağa bindikten sonra, bütün bir sıranın bana ait olduğunu gördüm. Kalkış olaysız geçti ve kısa bir süre sonra biraz kestirmek için bütün bir sıra boyunca uzandım. Birkaç saat uyudum, ne kadar uyudum tam olarak bilmiyorum, şiddetli bir türbülans ile uyandım. Kabindeki... Okumaya Devam et →

Korkmuyorsun

Sevgili okuyucu, Winter ve Broad’ın köşesinde terk edilmiş bir ev var. O eve gir. Ön kapı kapalı olacaktır ama merak etme, kilitli değil. İçeride kimse yaşamıyor. Evsiz insanlar bile o yerde bir geceden fazla kalmaya cesaret edemiyor. İçeriye girdiğinde fısıltılar duyacaksın. Ne söylediklerini dinleme çünkü onların ağzı iyi laf yapıyor. Kalbinin derinliklerinde, seni korkutacak şeyler... Okumaya Devam et →

İçeriden Çürüyorum

Her şey ağız kokusu ile başladı. Bir şeylerin yanlış olduğuna dair ilk gerçek işaret buydu. Nefesiniz, sizden önce herkesin fark edeceği türden bir şeydir. Bundan dolayı, bunu farketmem biraz zaman aldı. Fakat bunu fark ettiğim anda geriye bakıp parçaları bir araya getirmeliydim. Yine de bunun yardımcı olabileceğinden emin değilim. İş arkadaşlarım, ben konuşurken normalden uzak... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑