Vermont’ta küçük bir kasabada büyüdüm. Yüz ölçümü değil, nüfus açısından küçük bir kasabaydı. Her tarafta geniş çiftlikler, ormanlık alanlar vardı ama neredeyse hiç insan yoktu. İneklerin sayısı bile daha fazlaydı, Vermont’taki kasabaların çoğunda durum böyledir. Yaşıtım çocukları olmayan, sıkıcı Vermontluların yaşadığı bu kasabanın, kışın dondurucu soğukları, yazın ise ılıman bir havası vardı. Haliyle, bir çocuk... Okumaya Devam et →
Benim Küçük Radyom
Ortaokul tarih öğretmeni olmanın en az sevdiğim yanlarından biri, her okul yılının sonunda verdiğimiz "Yaşayan Tarih" projesi saçmalığıdır. Bu proje kapsamında öğrencilerin, aile büyükleri ile oturarak yeni nesil için anılarını videoya almaları, kaydetmeleri ya da yazmaları gerekir. Ayrıca not ortalamalarını yükseltmenin de kolay bir yoludur bu. Bunu on yedi yıldır yapıyorum ve bu sene projeleri... Okumaya Devam et →
Aynaya Bakma İntihar Edersin
Yarım düzine polis arabası çakıllı garaj yolunu doldurdu, araçların farları bir dizi ağacı aydınlattı. Çiftlik evinin duvarlarında meydana gelen eğri büğrü gölgeler esintiyle hafifçe sallandı. Sarı polis bandının üzerinden geçerken saçımı atkuyruğu şeklinde topladım. Herhangi bir delili karartmakla suçlanmak istemiyordum. Eve yaklaşırken genç bir memur bana şüpheyle baktı fakat ön kapıdan geçmeme izin verdi. Neden... Okumaya Devam et →
Bebek Odasında Biri Var
Gözlerimi açıp komodininin yanında bana baktığını görmeden hemen önce kızımı hayal ediyor olmam tuhaftı. Yatak odamın mürekkebi andıran karanlığında, onun altı yıllık taslağını çıkarabilirdim: Elleri beline bağlı halde aile büyüklerinden birini uyandırırken takındığı şüpheli tavırlar, dudaklarını sırıtırmış gibi yukarı çeken tombul yanaklar, yanımda nazikçe horlayan annesinden aldığı kıvırcık sarı saçlar. Sersemlemiştim ve henüz pencerelerden güneş... Okumaya Devam et →
Saatlerdir Korkunç Bir Uçaktayım
Otuz saat önce, gece geç saatlerde New York'tan Los Angeles'a giden bir uçağa bindim. Uçağa bindikten sonra, bütün bir sıranın bana ait olduğunu gördüm. Kalkış olaysız geçti ve kısa bir süre sonra biraz kestirmek için bütün bir sıra boyunca uzandım. Birkaç saat uyudum, ne kadar uyudum tam olarak bilmiyorum, şiddetli bir türbülans ile uyandım. Kabindeki... Okumaya Devam et →
Korkmuyorsun
Sevgili okuyucu, Winter ve Broad’ın köşesinde terk edilmiş bir ev var. O eve gir. Ön kapı kapalı olacaktır ama merak etme, kilitli değil. İçeride kimse yaşamıyor. Evsiz insanlar bile o yerde bir geceden fazla kalmaya cesaret edemiyor. İçeriye girdiğinde fısıltılar duyacaksın. Ne söylediklerini dinleme çünkü onların ağzı iyi laf yapıyor. Kalbinin derinliklerinde, seni korkutacak şeyler... Okumaya Devam et →
İçeriden Çürüyorum
Her şey ağız kokusu ile başladı. Bir şeylerin yanlış olduğuna dair ilk gerçek işaret buydu. Nefesiniz, sizden önce herkesin fark edeceği türden bir şeydir. Bundan dolayı, bunu farketmem biraz zaman aldı. Fakat bunu fark ettiğim anda geriye bakıp parçaları bir araya getirmeliydim. Yine de bunun yardımcı olabileceğinden emin değilim. İş arkadaşlarım, ben konuşurken normalden uzak... Okumaya Devam et →
Oğlum İntihar Etti, Sebebini Öğrendim
Daha önce hiç böyle bir paylaşım yapmadım. Sanırım buna hiç ihtiyaç duymadım. Başlığı okuduktan sonra ne anlatacağımı tahmin edebilirsiniz ve eğer bilmek istemezsiniz görmezden gelin. Anlayışla karşılarım. Keder garip bir his. Bunu, üniversitenin ilk dersinde, Profesör Farina öğretmişti bana; fakat şimdiye kadar anlamamıştım. Kederin karım üzerinde etkisi akıl almaz bir öfke oldu. Şu an kendisi... Okumaya Devam et →
McDonald’s’da Gece Çalışmayı Bıraktım
Bana McDonald’s’da gece vardiya yöneticiliği teklif edildiğinde tereddüt etmiştim. Orada zaten altı ay çalışmıştım ancak gündüzdü. Geceleri nadiren çalışırdım. Bunu, gece nöbeti yapmış iş arkadaşlarımla konuştum. Genel şikayetleri geceleri yeterli personel olmaması ve zor müşterilerin gelmesiydi. Gece nöbetinin çoğu zaman neden tercih edilmediğini anlamıştım. Altı ay içinde dört gece yöneticisi geldi ve her biri işten... Okumaya Devam et →
Garip Bir TV Şovu Hayatımızı Mahvetti
On iki yaşındaki kızımız, geçen gün şehrimizdeki bir rehin dükkanından aldığımız eski model televizyonu çok sevdi. Televizyonun karşısına oturur, ela gözlerini hiçbir şeyin oynamadığı boş, yuvarlak, tozlu ekrana bir şeyler izliyormuş gibi kilitlerdi. Televizyon 1960’lardan kalmaydı, anlayacağınız oldukça eskiydi. Bu yüzden, ona zarar verme riski olmadan bir prize takıp, fonksiyonel şekilde kullanmanın bir yolu yoktu.... Okumaya Devam et →
Tüm Okula Gönderilen İntihar Mektubu
Şu anda yarın sabahki sınav için çalışıyorum ve çalışırken okula ait e-posta kutumdan bir bildirim aldım. Tanımadığım birinden gelmesine ve mail adresinin okula ait olmamasına rağmen tüm okula gönderilmişti. Tüm öğrenciler, fakültedekiler, yöneticiler ve hatta tüm aileler bu mesajı almıştı. Maili merakla açtım. Yalnız olmam beni korkutuyordu ancak bu durum beni mailde yazanlar konusunda daha... Okumaya Devam et →
Oğlum Sürekli Kusuyor
Sanırım biraz geçmişi anlatarak başlamalıyım. Üç buçuk yaşında oğlu olan yalnız bir babayım. Onu tüm kalbimle seviyorum. Annesi o daha bebekken onunla beraber evi terk etti ve oğlumu görmeme izin vermedi. Uzun ve acılı bir mahkeme sürecinden geçmek zorunda kaldım ancak sonunda oğlumun velayetini almayı başardım. Kısa süre sonra annesi bizi terk etti. Sadece ikimiz... Okumaya Devam et →