Tamamen suya batmak konusunda her zaman büyük bir korkum olmuştur. Yüzemediğimden değil, babam yüzmeyi öğretmişti. Bana çocukken neredeyse boğulduğumu da söylemişti. Korkmamın nedeni başkaydı. Hatırladığım kadarıyla suyun altındayken ne zaman yüzeye baksam kolunu bana doğru uzatmış sıcak tebessümlü, sarı saçlı ve koyu mavi renk gözlü bir kadın görüyordum. Küvette dahi olsam bu değişmezdi. Doğrusunu söylemek... Okumaya Devam et →
Kırmızı Bileklik
Kimileri hastaneleri ürkütücü bulur. Onları suçlayamazsın. Bazen öyle olaylar meydana gelir ki kelimelerle açıklayamazsın. Her hastanenin kuralları vardır. Bunlardan en bilineni ise bileklik kuralıdır. Hastanede kalan her hastaya beyaz bir bileklik takılır. Tabii kullanılan tek renk beyaz değildir. Hayatını kaybetmiş hastalara verilen bilekliğin rengi ise kırmızıdır. Hastanenin başarılı cerrahlarından biri o gece mesaiye kalmıştı. Sabah... Okumaya Devam et →
Aynadaki Kız
Çocukken zamanımın çoğunu tek başıma geçirirdim. Ailemle beraber şehrin biraz dışında yaşıyorduk ve erkek kardeşimi saymazsak maalesef etrafta arkadaşlık edebileceğim hiç kimse yoktu. Kardeşim de o zamanlar bebekti zaten. Onunla oynamam imkansızdı. O nedenle kendimi hep yalnız hissederdim. Oturduğumuz eskimiş evin birçok küçük odası vardı. Koridordaysa babamın aletlerini depoladığı kayar kapaklı geniş bir dolap dururdu.... Okumaya Devam et →
Kabus Gibi Bir Gece
Kasabadaki üniversitede yeni eğitim yılı başlayalı henüz bir ay olmuştu. Daha çok yakında yaşayanların tercih ettiği bir okuldu burası. Öğrenciler için harika bir ortam sunuyordu. Yemyeşil bahçeler, aktivite alanları, spor faaliyetleri ve eğlence olanakları bunlardan sadece bir kaçıydı. Aslında üniversitenin herkese faydası vardı. Her eğitim döneminde öğrencilerle birlikte kasabaya da canlılık gelirdi. Yazın sessiz kalan... Okumaya Devam et →
Göz Dikme Ritüeli
Hiç aynada kendinize uzun süre dik dik baktınız mı? Biliyorum kulağa çok garip geliyor ama eminim birazdan anlatacaklarımı dinleyeceklerin yarısı bunu deneyeceklerdir. Sessizce durup uzun süre sadece gözlerinizin içine baktığınızda o duyguyu hissedeceksiniz. Bunu daha önce deneyenler ne demek istediğimi zaten biliyorlar. Bahsedilen duyguyu tarif etmek oldukça zor, neredeyse herkes o hissi kendi açısından tanımlamaya... Okumaya Devam et →
Tavan Arasındaki Şey – Bölüm 3
Koridor karanlık ve sessizdi. Nefesimi tutarak etrafı dinledim. Çıt yoktu. Kendimi hala aptal gibi hissetsem de deli gibi tedirgindim. Çünkü o sesi gerçekten duymuştum. Korkmak için sebebim vardı. Gözlerimi yukarı kaldırarak tavan arasının kapısına diktim. Oraya günler sonra ilk defa bakıyordum. İçimi anlık bir ürperti kapladı. Koridoru aydınlatıp bu kasvetten kurtulmak adına duvardaki elektrik düğmesine... Okumaya Devam et →
Tavan Arasındaki Şey – Bölüm 2
Merdiveni tam tavan arasına açılan geçidin altında kurdum. Nefes alışım verişim düzensizdi. Heyecanlıydım. Yukarıda bir şeyle karşılaşma düşüncesi bana aptalca geliyordu ama oğlumun yüzündeki o dehşeti hatırladıkça denemem gerektiğini tekrarlıyordum beynimde. Elimdeki aletlerle birlikte basamakları yavaş yavaş çıkmaya başladım. Merdivenin gıcırtısı her adımda artıyor ve beni hedefe doğru yaklaştırıyordu. Artık en üst basamaktaydım. Asma kilide... Okumaya Devam et →
Tavan Arasındaki Şey – Bölüm 1
Hayatımın en zor günleriydi. Nefes almanın, ayakta durmanın imkânsız gibi geldiği bir dönemdi. Dünyanın başa yıkılması ne demek o zaman anlamıştım. Şahit olduğum şeyi inanın hiç yaşamak istemezdiniz. Yaklaşık bir yıl önce karım yatak odamızda kendini astı. İntihar etmişti. Hayatım, dostum, en yakınımdaki güç, küçük oğlumla beni yapayalnız bırakmıştı. Bu katlanılamaz bir acıydı. İçime içime... Okumaya Devam et →
Beyaz Yalanlar
Mandy neredeyse 12 yaşındaydı. İçi içine sığmaz bir kız çocuğuydu. Neşeli, hiperaktif ve yaşının tadını çıkaran cinstendi. Yaramaz sayılmazdı ama ele avuca da sığmazdı. Annesi bazen onun peşinde koşmaktan yorulurdu. Kızmaktansa onu tatlı tatlı uyarmayı tercih ederdi. Ne de olsa hala bir çocuktu. Mandy de söz dinleyen biriydi gerçi. Nerede durması gerektiğini bilirdi. En azından... Okumaya Devam et →
Benim Teyzem Bir İstifçi
Teyzem kibar ve yardımsever biriydi. Dul bir kadındı ancak bu durumun hayatını etkilemesine hiç izin vermedi. Kurallara ve geleneklere karşı sert bir tavır takınıyor olsa da altın gibi bir kalbi vardı. Maddi anlamda zorlandığı zamanlarda bile ihtiyacı olanlara para yardımı yapıyordu. İnsanlar onu seviyorlardı. Küçükken teyzemi sık sık ziyarete giderdim. Deniz kenarındaki evinde onunla buluşmak... Okumaya Devam et →
Acil Durum Çağrısı
Gece çöktüğünde şehirlerin sokakları karanlığa teslim olur. Her yer siyahın hakim olduğu bir imparatorluğa boyun eğer. Gün boyu gizlenen şeylerin ortaya çıkma vakti gelmiştir. Karanlık bütün kötülükleri sahiplenir ve suç kuytularda kol gezer. Katiller, hırsızlar ve tecavüzcüler gecenin derinliklerinde rahatça cirit atmaya başlarlar. Her köşede suçlulara rastlamak son derece normal bir durumdur. Böyle gecelerden birinde... Okumaya Devam et →
İlk Yıldönümü
Aşk oldukça garip bir duygudur. Ayaklarınızı yerden keser, bulutlarda yürümenizi sağlar. Birine aşık olduğunuzda sanki boyut değiştirirsiniz. Gözünüz hiçbir şeyi ve hiç kimseyi görmez. Sadece o vardır. Korku yerini deli cesaretine bırakır. İmkansız, aşk varken imkansız değildir artık. Yokluğunda acısı yıkıcı olsa da illa ki bir kez tadar her insanoğlu. Yine de yaşamaya değerdir. Her... Okumaya Devam et →