Acil Durum Çağrısı

Gece çöktüğünde şehirlerin sokakları karanlığa teslim olur. Her yer siyahın hakim olduğu bir imparatorluğa boyun eğer. Gün boyu gizlenen şeylerin ortaya çıkma vakti gelmiştir. Karanlık bütün kötülükleri sahiplenir ve suç kuytularda kol gezer. Katiller, hırsızlar ve tecavüzcüler gecenin derinliklerinde rahatça cirit atmaya başlarlar. Her köşede suçlulara rastlamak son derece normal bir durumdur.

Böyle gecelerden birinde 911 nolu acil durum hattı biri tarafından arandı. Servis operatörü her zamanki gibi telefona cevap verdi. Arayan kişiye durumunu sordu.

Telefondaki kişinin sesi korku dolu ve endişeli geliyordu. Arayan bir erkekti. Evinin kapısında eli bıçaklı birinin durduğundan ve acil yardıma ihtiyacı olduğundan bahsediyordu. Hızlıca evin adresini görevliye aktardı. Görevli de hemen bir polis aracını belirtilen lokasyona yönlendirdi.

“Bayım, neler olduğunu bana tam olarak anlatabilir misiniz?” diye sordu.

Telefondaki sesin endişeli tavır sürüyordu. “Dışarıda bir adam var ve lanet olası herif köpeğimi öldürdü!”

Görevli, devriye aracının yola çıktığını söyleyerek adama evde yalnız olup olmadığını sordu.  Adam yalnız olduğu bilgisini verdi.

Görevli sorularına devam ediyordu. “Dışarıdaki kişiyi görebiliyor musunuz? Şimdi ne yapıyor?”

Telefondaki adam biraz duraksadıktan sonra devam etti. “Gözetleme deliğinden onu izliyorum. Orada durmuş kapıya bakıyor.”

Görevli kapıdaki adamı tanıyıp tanımadığını sorunca telefondaki ses onu daha önce hiç görmediğini belirtti.

“Bana onu tarif edebilir misiniz? Nasıl biri?” diye sorgulamayı sürdürdü görevli.

Aramayı yapan adam korkuyla aktarıyordu. “ Gördüğüm kadarıyla uzun boylu ve ince yapılı. Yanakları çökük köşeli bir yüzü var. Ve bir de gözleri çekik. Sanırım Uzakdoğulu.” dedi.

“Peki ne giyiyor?”

“ Takım elbisesi ve kravatı var.”

Tam o sırada görevli telefondan endişe dolu bir çığlık duydu ve neler yaşandığını sordu.

“Aşağılık herif ölü köpeğimin kafasını elindeki bıçakla kesiyor!” diye bağırdı adam. “ Olamaz! Şimdi kopmuş başı elinde tutuyor ve bana sırıtıyor. Lütfen yardım edin! Bu adam aklını kaçırmış, hayatım tehlikede! Hemen buraya birilerini yollayın!”

Görevli de adamın anlattıklarıyla paniklemişti. “Lütfen hatta kalın bayım. Polis ekibi yolda. Birkaç dakikaya oraya varmış olurlar. Siz sadece sakin kalmaya çalışın”.

Ama telefondaki adamı sakinleştirmek mümkün değildi. Bir yandan çaresizce bağırıyor bir yandan da yaşadıklarını aktarmaya çalışıyordu. Söylediğine göre dışarıdaki kimliği belirsiz kişi şimdi de köpeğin kesik kafasını kapıya vurmaya başlamıştı. Evin sahibi dehşet verici bir işkenceye maruz kalıyordu ve korkuyla yardım beklemekten başka çaresi yoktu. Kapıdan çıkan ses tek kelimeyle ürkütücüydü.

Görevli elinden geldiğince adama yardım etmeye çalışıyordu. Ona tüm kapı ve pencerelerin kilitli olup olmadığını sordu. Adam her yerin kapalı olduğunu iletti.

“Ama şu an onu göremiyorum. Sanırım gözetleme deliğini bir şeyle kapattı.” diye dehşet içerisinde devam etti. Görevlinin kendisini sakinleştirmesi imkansız görünüyordu. Paniğe kapılmıştı. Telefonda “beni öldürecek” diye bağırıp duruyordu. O sırada dışarıdan sesler geldi.

“Siren sesleri duyuyorum. Galiba polisler geldi.” dedi evin sahibi. Görevli rahatlamıştı. Telefonun diğer ucuna moral vermek istiyordu. “Evet, araç onlara ait. Rahat olun, artık güvendesiniz.”

“İçeri girmeleri için kapıyı açıyorum” diyerek sözü aldı ev sahibi. Görevli buna onay verdi ve ekledi: “Lütfen hatta kalın ve telefonu polis memurlarından birine verin.”

Aradan dakikalar geçmişti ama hat kesilmemişti. Sonunda telefonun öbür ucundan bir erkek sesi geldi. “Merhaba. Ben memur James. Beni duyabiliyor musunuz?”

Görevli diğer taraftan cevap verdi. “Merhaba memur bey. Sizi gayet iyi duyuyorum. Yerinizi haritada işaretledim. Bana oradaki son durumu aktarabilir misiniz?”

Memur James gördüklerini anlatmaya başladı. “Hemen evin dışındayız. Burada ölü bir köpek var. Kafası kesilmiş ve kapının önüne atılmış. Ev kapısı tamamen kanla kaplı. Görüntü hiç de iyi değil.” Biraz duraksadıktan sonra sözlerine devam etti. “Asıl bizi şaşırtan şey evin içindeydi. Araştırma yaparken derin dondurucuda parçalanmış bir ceset bulduk. Tamamen donmuş. Yakın zamanda öldürülmediği belli oluyor. Şüpheli şahıs olay yerinde değil. Sanırım kaçmış. Henüz evin sahibine neler yaşandığını sorma fırsatımız olmadı.”

Görevli, polis memurunun söyledikleri karşısında şaşırmıştı. Donmuş ceset hakkında bir bilgisi yoktu. “Peki ev sahibi? Onun durumu nasıl?”

“Merak etmeyin, yanımızda ve durumu iyi. Sırtında bir battaniye ile kapının önünde oturuyor ve bize gülümsüyor.” dedi Memur James.

Görevli, polis memurunun sözlerini tam olarak anlayamadığını düşündü. “Gülümsüyor mu? Bana adamı tarif edebilir misiniz?”

Memur James “Elbette” diye cevap verdi. “Uzun boylu, ince yapılı, Uzakdoğulu ve takım elbise giyiyor.”

Birkaç saniye geçmeden hat kesildi.

Not: Hikaye yabancı kaynaklardan alınmıştır. Dinlediğiniz metin, orijinal öyküde değişiklikler yapılarak tarafımdan yeniden hazırlanmıştır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: