İlk Yıldönümü

Aşk oldukça garip bir duygudur. Ayaklarınızı yerden keser, bulutlarda yürümenizi sağlar. Birine aşık olduğunuzda sanki boyut değiştirirsiniz. Gözünüz hiçbir şeyi ve hiç kimseyi görmez. Sadece o vardır. Korku yerini deli cesaretine bırakır. İmkansız, aşk varken imkansız değildir artık. Yokluğunda acısı yıkıcı olsa da illa ki bir kez tadar her insanoğlu. Yine de yaşamaya değerdir. Her şeye bedel bir histir aşk. Bilim adamları hala bu duygunun kimyasını çözememiştir.

Nina aşkın kanat takıp uçurduğu genç kızlardan biriydi. Tam bir yıldır sevgilisi vardı. Genç çift birbirlerini gerçekten çok seviyorlardı. Nina’nın erkek arkadaşı Nick bazen anlaşması zor bir çocuk olsa da aşırı tatlıydı. Onun yanında olmak inanılmaz huzur veriyordu kıza. Mutluluğun tanımıydı Nick, onunlayken hep sırıtıyordu. O gün de yüzünde güller açıyordu çünkü çift o akşam ilk yıldönümlerini kutlayacaklardı. Koca bir yılı devirmişlerdi. Bu muazzam bir şeydi.

Nina için o günün başka bir önemi daha vardı. Nick’e çok mühim bir şey söylemesi gerekiyordu, bir sürprizi vardı. Aslında akşama saklamayı planlıyordu fakat daha fazla dayanamayacaktı. Erkek arkadaşını arayarak bu önemli haberi bir an önce onunla paylaşmalıydı.

Telefon çaldı. Karşı taraftan Nick’in karşılama sesi duyuldu.

“Nasılsın sevgilim?” diye sordu Nina.

Nick gülümseyerek “İyiyim canım. Sanırım akşamı bekleyemedin ve beni aradın.” Dedi.

Nina heyecanlıydı. “Aynen öyle, hayatım. Sana bir şey söylemem gerek.”

Nick meraklanmıştı. Kız devam etti. “Seni çok seviyorum.”

Nick gülümsedi. “Biliyorum canım. Birçok kız bana bunu söyler.”

Nina erkek arkadaşının bu sözleriyle şoka uğramıştı. Adeta dondu kaldı.

Kız arkadaşının şaşırdığını fark eden Nick devam etti. “Şaka yaptım hayatım. Benim tek istediğim sensin.”

Nina biraz sinirlenmişti. “Bana böyle şakalar yapma sakın, hiç hoşuma gitmiyor. Seni ne kadar sevdiğimi biliyorsun. Eğer seni sevdiğimi söylüyorsam emin ol bunu gerçekten hissettiğim için söylüyorumdur.”

Nick söze girdi. “Buna eminim hayatım. Sürekli beni sevdiğini söylemene de gerek yok çünkü bunu yeteri kadar hissediyorum.”

“Peki sen beni seviyor musun?” diye sordu Nina.

Çocuk tereddüt etmeden cevap verdi. “Elbette.”

“Güzel, çünkü dediğim gibi sana söylemem gereken çok önemli bir şey var.” Nina’nın sesi ciddi çıkmıştı.

Nick meraklanmıştı. “Söyle bakalım, neymiş bu kadar mühim olan şey?”

Kız çok heyecanlıydı. Konuşurken duraksıyordu. “Ben… şey… ben hamileyim.”

Karşı taraftan hiç ses gelmedi. Derin bir sessizlik olmuştu. Nina telefona seslendi. “Nick, orada mısın?”

Biraz daha devam eden sessizliğin ardından Nick’in sesi duyuldu. “Şey… Ben çok şaşırdım. Böyle bir şey beklemiyordum. Bundan emin misin?”

“Kesinlikle eminim, test pozitif” dedi kız. Çocuk başka bir soru daha sordu. “Benden mi?

Nina duydukları karşısında yine şok olmuştu. “Ne biçim bir soru bu? Tabii ki senden!”

“Özür dilerim. Şaşkınlıktan ne dediğimi bilmiyorum.” diye konuştu Nick.

Kız durumu toparlamaya çalıştı. “Algılamanın zor olduğunu biliyorum. Neyse. Akşam detaylı konuşsak daha iyi olacak. Bu arada bugün ne yapıyoruz?”

“İki saat sonra işten çıkacağım. Arabayla gelip seni alırım. Bir restoranda yer ayırtmıştım. Oraya gideceğiz. Ardından da belki sinemaya” dedi Nick.

Nina’nın yüzü yeniden gülmüştü. “Harika bir plan! O zaman ben hazırlanmaya başlayayım. Akşama görüşürüz hayatım. Öpüyorum.”

Genç çift ilk yıldönümlerinin akşamı önce güzel bir restoranda harika yemekler yedi ardından açık hava sinemasında romantik bir film izledi. Tam anlamıyla mükemmel bir gün geçiriyorlardı.

Çift sinema çıkışında arabaya bindi. Nick kontağı çevirdiği sırada Nina’ya döndü. “Gecemiz henüz bitmedi hayatım. Sana bir sürprizim var.”

Nina şaşkın bir gülümsemeyle sevgilisine bakakalmıştı. “Gerçekten mi?”

Nick elinde bir bez tutuyordu. “Evet, ama önce gözlerini bununla bağlamam gerek. Yoksa sürprizin havası kaçar.”

Kız hiç itiraz etmeden büyük bir mutlulukla sevgilisinin gözlerini bağlamasına izin verdi. Nick Nina’nın hiçbir şey görmediğine emin olduktan sonra onun elini tuttu ve gaza bastı.

Nina’nın nereye gittikleri hakkında hiçbir fikri yoktu. 15 dakikalık yolculuğun ardından araba durdu. “Geldik.” dedi Nick. “Şimdi seni elinden tutup sürprize doğru götüreceğim.”

Çocuk kızın kolundan tutarak onu yönlendiriyordu. Nina ayağının altındaki çimenlerin sesini duyabiliyordu. Rüzgar saçlarını savuruyordu. Hava soğuktu ama sevgilisi ona sıkı sıkı sarılıyordu. Kendini güvende hissetti. Sonunda durdular.

“Evet. Şimdi gözlerini açmama izin ver.” dedi Nick. Kızın gözündeki bezi çözdü. Nina kapalı göz kapaklarını kaldırdı ve geceye baktı. Tam anlamıyla büyülenmişti. Yüksek bir tepenin ucundaydılar. Ay yukarıda tüm heybetiyle dururken, ışığı aşağıdaki denizin yüzeyini aydınlatıyordu. Kıyıya vuran dalga sesleri gecenin sessizliğini bölmekteydi. Rüzgarın tatlı esintisi yüzlerini okşuyordu. Nina tarif edilemez bir mutluluk duyuyordu çünkü burası Nick’in ona ilk çıkma teklifi ettiği yerdi. Her şey burada başlamıştı. O nedenle önemi büyüktü.

Efsunlu manzaranın etkisinden çıkamayan Nina gülümseyerek sevgilisine sarıldı ve ağlamaya başladı. “Nick, unutmamışsın. Nasıl mutluyum anlatamam.”

Nick saatine baktı. “Sürpriz daha bitmedi. Şimdi tam zamanı.”

Kız “Neyin tam zamanı?” diye sorunca çocuk “Gökyüzüne bak.” dedi. Tam o sırada birbirinden renkli havai fişekler arka arkaya patlamaya başladı. Görüntü harikaydı. Nina’nın göz yaşları artık sele dönüşmüştü. Ne diyeceğini bilemiyordu. Mutluluktan uçmaktaydı.

Nick Nina’ya baktı ve “Bir sürprizim daha var hayatım.” dedi.

Şaşırmaktan başı dönen Nina “Yoksa bu sefer de evlenme mi teklif edeceksin?” diye sordu.

Nick kahkaha atmıştı. “Yo, hayır. En azından henüz değil.” Biraz durakladıktan sonra devam etti. “Uçurumdan aşağıya bak ve bana ne gördüğünü söyle.”

Nina aşağıya göz gezdirdi. Deniz ve dalgaların çarptığı kayalardan başka bir şey görünmüyordu. “Sadece kayalar var.” dedi kız. Tam o sırada ayaklarının yerden kesildiğini hissetti. Aniden dengesini kaybetti. Vücudu boşlukta süzülmeye başladı. Baba olmaktan korkan Nick kendisini uçurumdan aşağıya itmişti.

Kayalara çakılan talihsiz kızın bedenini azgın denizin dalgaları yutuverdi.

Not: Hikaye yabancı kaynaklardan alınmıştır. Dinlediğiniz metin, orijinal öyküde değişiklikler yapılarak tarafımdan yeniden hazırlanmıştır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: