Hiç aynada kendinize uzun süre dik dik baktınız mı? Biliyorum kulağa çok garip geliyor ama eminim birazdan anlatacaklarımı dinleyeceklerin yarısı bunu deneyeceklerdir. Sessizce durup uzun süre sadece gözlerinizin içine baktığınızda o duyguyu hissedeceksiniz. Bunu daha önce deneyenler ne demek istediğimi zaten biliyorlar. Bahsedilen duyguyu tarif etmek oldukça zor, neredeyse herkes o hissi kendi açısından tanımlamaya... Okumaya Devam et →
Tavan Arasındaki Şey – Bölüm 3
Koridor karanlık ve sessizdi. Nefesimi tutarak etrafı dinledim. Çıt yoktu. Kendimi hala aptal gibi hissetsem de deli gibi tedirgindim. Çünkü o sesi gerçekten duymuştum. Korkmak için sebebim vardı. Gözlerimi yukarı kaldırarak tavan arasının kapısına diktim. Oraya günler sonra ilk defa bakıyordum. İçimi anlık bir ürperti kapladı. Koridoru aydınlatıp bu kasvetten kurtulmak adına duvardaki elektrik düğmesine... Okumaya Devam et →
Tavan Arasındaki Şey – Bölüm 2
Merdiveni tam tavan arasına açılan geçidin altında kurdum. Nefes alışım verişim düzensizdi. Heyecanlıydım. Yukarıda bir şeyle karşılaşma düşüncesi bana aptalca geliyordu ama oğlumun yüzündeki o dehşeti hatırladıkça denemem gerektiğini tekrarlıyordum beynimde. Elimdeki aletlerle birlikte basamakları yavaş yavaş çıkmaya başladım. Merdivenin gıcırtısı her adımda artıyor ve beni hedefe doğru yaklaştırıyordu. Artık en üst basamaktaydım. Asma kilide... Okumaya Devam et →
Tavan Arasındaki Şey – Bölüm 1
Hayatımın en zor günleriydi. Nefes almanın, ayakta durmanın imkânsız gibi geldiği bir dönemdi. Dünyanın başa yıkılması ne demek o zaman anlamıştım. Şahit olduğum şeyi inanın hiç yaşamak istemezdiniz. Yaklaşık bir yıl önce karım yatak odamızda kendini astı. İntihar etmişti. Hayatım, dostum, en yakınımdaki güç, küçük oğlumla beni yapayalnız bırakmıştı. Bu katlanılamaz bir acıydı. İçime içime... Okumaya Devam et →
Beyaz Yalanlar
Mandy neredeyse 12 yaşındaydı. İçi içine sığmaz bir kız çocuğuydu. Neşeli, hiperaktif ve yaşının tadını çıkaran cinstendi. Yaramaz sayılmazdı ama ele avuca da sığmazdı. Annesi bazen onun peşinde koşmaktan yorulurdu. Kızmaktansa onu tatlı tatlı uyarmayı tercih ederdi. Ne de olsa hala bir çocuktu. Mandy de söz dinleyen biriydi gerçi. Nerede durması gerektiğini bilirdi. En azından... Okumaya Devam et →
Benim Teyzem Bir İstifçi
Teyzem kibar ve yardımsever biriydi. Dul bir kadındı ancak bu durumun hayatını etkilemesine hiç izin vermedi. Kurallara ve geleneklere karşı sert bir tavır takınıyor olsa da altın gibi bir kalbi vardı. Maddi anlamda zorlandığı zamanlarda bile ihtiyacı olanlara para yardımı yapıyordu. İnsanlar onu seviyorlardı. Küçükken teyzemi sık sık ziyarete giderdim. Deniz kenarındaki evinde onunla buluşmak... Okumaya Devam et →
Acil Durum Çağrısı
Gece çöktüğünde şehirlerin sokakları karanlığa teslim olur. Her yer siyahın hakim olduğu bir imparatorluğa boyun eğer. Gün boyu gizlenen şeylerin ortaya çıkma vakti gelmiştir. Karanlık bütün kötülükleri sahiplenir ve suç kuytularda kol gezer. Katiller, hırsızlar ve tecavüzcüler gecenin derinliklerinde rahatça cirit atmaya başlarlar. Her köşede suçlulara rastlamak son derece normal bir durumdur. Böyle gecelerden birinde... Okumaya Devam et →
İlk Yıldönümü
Aşk oldukça garip bir duygudur. Ayaklarınızı yerden keser, bulutlarda yürümenizi sağlar. Birine aşık olduğunuzda sanki boyut değiştirirsiniz. Gözünüz hiçbir şeyi ve hiç kimseyi görmez. Sadece o vardır. Korku yerini deli cesaretine bırakır. İmkansız, aşk varken imkansız değildir artık. Yokluğunda acısı yıkıcı olsa da illa ki bir kez tadar her insanoğlu. Yine de yaşamaya değerdir. Her... Okumaya Devam et →
Karanlıktaki Kardeşler
Bir kardeşinizin olması nasıl bir duygudur hiç fikriniz var mı? Eminim tek çocuk olanlar bu hisle alakalı hiçbir şey bilmiyordur. Eğer kardeşiniz varsa her anı ve anıyı beraber yaşarsınız. Zordur ama güzeldir de. Paylaşmanın ne demek olduğunu daha küçük yaşta anlarsınız. Mutluluk, üzüntü, korku, heyecan, sevgi ve nefret. Her duyguyu ortak tatmak tarif edilemez bir... Okumaya Devam et →
Bay Greg’in Misketi
Şiddetli yağmur damlaları şehrin dışındaki bakım evinin çatısını tıngırdatıyordu. Genellikle yaşlıların terk edildiği bir yerdi burası. Yaşları ilerledikçe ayak bağı oldukları düşünülen talihsiz insanlar son yıllarını burada geçirirlerdi. Bu iç parçalayıcı bir durumdu. İyi şartlarda bakılıyor olsalar da hiçbir yer evlerinin yerini tutmazdı. Beyaz önlüğü içerisinde güzelliğinden hiçbir şey kaybetmemiş olan genç hasta bakıcı Sharon,... Okumaya Devam et →
İki Yolcu
Gece soğuk ve siyahtı. Katran karasını andırıyordu. Kentlere sükunet hakim olmuştu. Doğa bile sakin bir sessizliğe gömülmüştü. Hayvanlar yuvalarına çekilmiş, güneşi beklemeye başlamışlardı. Sadece gökyüzündeki ay, ışığını bir örtü gibi sererek gecenin yalnızlığını paylaşıyordu. Asfaltın üzerinde ilerleyen bir çift far, gecenin karanlığını böldü. Bir araç sabit bir hızla yolda ilerlemekteydi. Yapraklarını dökmüş ağaçların çevrelediği otoyolda... Okumaya Devam et →
Bir Sızıntıyla Başladı
Zaman öyle hızlı geçiyor ki. Gençtim, kanım kaynıyordu. Sanki dünya umurumda değilmiş gibiydi. Sanki hiç yaşlanmayacaktım. Her şey nasıl böyle hızlı gelişti anlamıyorum. Okul, çalışma hayatı derken kendimi emekli bir halde yalnız yaşarken buldum. Zaman acımasızca akıvermişti. Yaşam zordu ama bunu yaşlanmaya başladıkça daha iyi anladım. Emeklilik hayatımı daha rahat geçirmeyi hayal etmiştim aslında. Yıllarca... Okumaya Devam et →