Asla Bir Kitabı Kapağından Yargılama

Sevgili günlük,

Sahip olduğum yıllar boyunca bana hep keyif verdin. Tüm anılarımı seninle paylaştım. Tüm sırlarımı sana açtım, en derin ve karanlıklarını bile. Tüm hislerimi, düşüncelerimi ve fantezilerimi biliyorsun. Her gün hayatıma girdiğin gün için tanrıya şükrediyorum. Senden önce kayıp bir adamdım. Kadınlara korkunç ve iğrenç şeyler yapmamı söyleyen kafamdaki sesler sebebiyle hiçbir yerde huzur bulamıyordum. Seni bulduğum gece yürüyüşe çıkmıştım. Genç bir kızın evine dalma hususunda kendimle tartışıyordum. Onu öğlen manavda alışveriş yaparken görmüştüm. Çok güzeldi, gülüşü aklımdan gitmiyordu. Sonunda zihnimdeki korkunç düşüncelerden vazgeçmeye karar verdiğim sırada gölün kenarında bir şey gözüme çarptı. Bu kapağındaki harflerdi, ay ışığında parlıyorlardı: “Günlük”. Adını gecenin karanlığında sesli okumuştum.

Oradaydın. Biraz kirli ama sanki yepyeni gibi görünüyordun ve bir çöp gibi kenara atılmıştın. Seni hızlıca kavradım ve zavallı kıza yapmayı planladığım iğrenç şeyleri aklımdan sildim. Hepsi senin sayendeydi. O kızla birlikte sayısız kadının değerli hayatını kurtarmıştın. Eve vardığımda seni temizleyip açtım. O gece seni kullanmaya başladım. Benim için ne istersem yapabileceğim beyaz bir sayfaydın. Sürekli mücadele ettiğim zihnimdeki şeytanları serbest bırakmak için bir çıkış oldun bana. Sevgili günlüğüm. Eğer seni bulmasaydım çoktan bir canavara dönüşmüştüm.

Seninle geçirdiğimiz zamanın sonuna geldiğimizi bilmek kalbimi kırıyor. Benimle birlikte yaşlandın fakat artık parçalanmaya başladın. Biliyorum, bu tamamen benim suçum. Yıllarca sana kaba davrandım. Ama bunu değiştiremem. Yola devam etme vakti geldi. İnan seni benimle, rafta tutabilseydim tutardım fakat artık yapamam. Geçmişteki hatalarımdan ruhumu temizleyebilmek için senden kurtulmalıyım. Sen benim için harika bir araç oldun. Senden vazgeçmek hayatımda verdiğim en zor karar.

Sevgili günlük, benim için üzülme. Eskiden olduğum adamdan daha iyi biriyim artık. Dışarı çıkıp cinayet, tecavüz ya da onlara benzer çılgınlıkların peşinde koşacak değilim. Kıskanmanı istemiyorum ama senin yerini dolduracak bir şey buldum. Şimdiki aracı daha farklı kullanmayı düşünüyorum. Sana çok yüklendim. Tüm ruhumu ve içimdekileri sana dökmemeliydim. Asla kimsenin duymaması gereken şeyleri biliyorsun. Bu yaşta çok dikkatli olamıyorum. Biri sana anlattığım şeyleri öğrense kesinlikle psikopat olduğumu düşünür. Senin gibi bir şeyin sayesinde içimdeki şeytanları kontrol edebildiğimi kimse anlamaz. Suç mahallinde bırakılan ufak bir saç teli bile insanı idam sehpasına götürebilir. Tanrıya şükürler olsun ki senin varlığın sayesinde kendimi böyle bir duruma sokmadım.

Bazen hala o göl kenarına nasıl geldiğini düşünürüm. Bazen oraya seni bulmam için konduğuna inanırım. Garip gelebilir ama sanki bacakların varmış da oraya kendi başına gelmişsin gibi hayal ederim buluşmamızı. Belki de bir tesadüften öte değildi ancak asla böyle olduğunu düşünmek istemedim.

Senden nasıl kurtulmam gerektiği üzerine çok düşündüm. Seni bahçedeki kulübenin arkasında duran büyük meşe ağacının altına gömmek fikirlerimden biriydi ancak vazgeçtim. Seni başkasının bulması için karşılaştığımız yere bırakmayı da aklımdan geçirdim fakat artık kimsenin seni isteyeceğini sanmıyorum. Seni dibine kadar sömürdüm, kısacası kullanılmış bir çöp parçasından farksızsın.

Yine de seni öylece atamıyorum, seni yakmak zorundayım. Şöminem bunu halledecektir. Senin yanışını izlerken zihnimin, düşüncelerimin ve hislerimin tüm korkunç sayfaları da yanacak. Böyle büyük bir yükten kurtulup yeni bir hayata başlamak harika hissettirecek. Yıpranıp kavruldukça sen de seni sonunda bıraktığım için rahatlayacaksın. Sonunda özgür olacaksın benim sevgili günlüğüm. Emin ol, bununla başa çıkmak benim için de zor olacak. Aslında tamamını yakmayacağım. Bir bölümünü bir zafer anısı olarak saklayacağım.

Sana bu son mektubu okumayı bitirdikten sonra seni bağlı olduğun zincirlerinden son kez kurtaracağım. Bileklerini sıkıca sarmış tasma ve kelepçeleri çözeceğim, sonra da bir parçanı cam bir çerçeveye asacağım. Günlük, hayatımda duyduğum en özel ve güzel isimdi. Seni bulduğum o gece çok mutlu olmuştum, beraber geçirdiğimiz onca yılda olduğu gibi. Saklayacağım parçan şöminenin üzerindeki rafta şahane duracak. Sakın korkma benim tatlı kızım. Artık gitme vaktin geldi. Ateş seni kolayca öldürecek. Biliyorum, sana seni sonsuza kadar yanımda tutacağıma söz vermiştim ama hem sana hem de yeni kıza yetecek kadar yerim yok. Ayrıca o senden farklı ve onu daha ilk günden korkutmak istemiyorum. Hala bacakları var ve aynı seni bulduğum gecedeki halin kadar saf. Önceki sen gibi bakire. Ne istersem yapabileceğim tamamen boş sayfalı bir kitap. Burada benimle harika bir hayat yaşadın. Birçok kızın hayatını kurtardın. Sayende değiştim. Lütfen bu dünya için birçok iyilik yaptığını bilerek ayrıl bu hayattan.

Daha önce söylediğim gibi, o kızı senden daha farklı kullanacağım. Ona karşı daha sakin olacağım. Eğer geçmişe dönebilseydim bazı şeyleri değiştirirdim. Mesela bir anlığına seni yeniden göl kenarına götürüp serbest bırakma gibi saçma bir düşünceye kapılmasaydım gözlerini yerinden çıkarmazdım. Lütfen seni asla öldürmeyi planlamadığımı söylediğimde bana inan. O zamanlar çok naiftim. Gözlerin mavinin çok tatlı bir tonuydu. Onları dolabımda duran bir kavanozda saklıyordum fakat artık onlar da seninle yanacaklar. Maalesef o harika renklerini kaybettiler. Fakat bu benim yaptığım en büyük hata değildi. Dilini kesmeden ve ses tellerini parçalamadan önce sana tek bir soru sormayı tüm kalbimle isterdim. O basit soruyu: “Gölün kenarına nasıl gelmiştin?”

Seni oraya bırakan kimse bacaklarını hassas bir zarafetle kesmişti. Eğer doğaüstü bir varlık değilse bir cerrah olmalıydı. Her gün seni oraya koyan nazik ruhu bulup teşekkür edebilmeyi diliyorum. Fakat söylemem gerek, eğer bunu kendi şahsi zevk ve tatmini için yaptıysa farklı hissedebilirim. Seni elde etmek için türlü zorluklar atlattıktan sonra vücudunu küçük ve sıkıcı bir sebep için kullanıp atmak mı? Neden böyle harika bir bakireyi bacaklarını keserek harcarsın ki? Eğer konu gerçekten buysa o herif tam bir canavar ya da psikopat olmalı! Sebeplerini hiç anlayamayacağım, zaten normal insanlardan böyle hayvanların zihnini anlaması beklenmez. Böyle konuları psikolog ve psikiyatrlara bırakmak gerek. Neyse, artık gevezeliği bırakmalı ve sana son sözlerimi söylemeliyim.

Günlük. Tabii ki adın bu değildi. Seni bulduğumda üzerinde de bu yazmıyordu. Sen benim metaforumdun. Vahşi düşüncelerimi bastıracak, yapacaklarımı kılıfına uyduracak bir metafor. Seni öyle görmek istiyordum. Sayende güç buldum. Bana fikirlerimi uygulamak için cesaret veren, beni yargılamayan bir dost gibi. Aklımdaki tüm sapkınlıkları üzerinde uygulama fırsatı buldum. Dışarıda yalnız gezen onca kadın, sana hayatlarını borçlu.

Benim güzel günlüğüm. Seni küllere terk etmek zorunda olduğum için beni affet. Seni asla unutmayacağım…

Not: Hikaye yabancı kaynaklardan alınmıştır. Çeviri tarafıma aittir.

YouTube kanalıma aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:
Cem’den Dinle YouTube

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: