Duşun içinde kapana kısıldığım kâbuslar görüyorum. Kâbuslarımda gider tıkanmışken su başımdan aşağıya akmaya devam ediyor. Önce ayak bileğime ve belime, sonra da başımın üzerine kadar yükseliyor. Duş perdesi cama dönüşüyor ve çığlıklarım sanki gargara yapıyormuş gibi çıkıyor. Karanlık bir figür, camın diğer tarafına kafasını yaslıyor ve beni izliyor. Yalvarmama rağmen dışarı çıkmama izin vermiyor. Su... Okumaya Devam et →
Amazon’dan Bir Battaniye Aldım. Bu Büyük Bir Hataydı
Onları duymuş olmalısınız. Battaniyelerden bahsediyorum. Önceleri otizm, anksiyete ve insomnia gibi rahatsızlıkları olan insanları sakinleştirmek için araç olarak kullanılmaya başlandılar. Geçtiğimiz birkaç yıl içindeyse iyi bir sebepten dolayı popüler bir ev malzemesi oldular. Rahatlatıcıydılar. Az önce biraz rahatlama için ödeme yaptım. Bekar erkekler olarak şu sıralar en çok parayı neye harcadığımızı hiç fark ettiniz mi? ... Okumaya Devam et →
Bebek Telsizi
Ortaokuldayken ben ve arkadaşlarımın tuhaf hobileri vardı. Her genç suçlu gibi belayı severdik. Vandal değildik, uyuşturucu satmazdık ve çoğunlukla okuldaki çocuklara kabadayılık taslamazdık. Hayır, biz yeni anne baba olmuş kimselerin bebek telsizlerini hackleyerek ödlerini patlatmayı severdik. Yakalanmak için fazla iyi olduğunu düşünen bir avuç katlanılamaz serseriydik biz. Ve küçük yaramazlık eylemlerimiz cezalandırılmayacaktı. Ancak bir gece dersimi... Okumaya Devam et →
Senden Bir Parça
Kocam ve ben birbirimizi çok severdik ancak her çift gibi çatışmalarımız da olurdu. En büyük tartışmalarımız tek bir fikir ayrılığı etrafında gelişirdi: Çocuklar. Ben çocuk istiyordum. O ise istemiyordu. Yıllar geçtikçe bana gelip çocuk sahibi olma fikrini gündeme getirmesini bekledim ama o hep inatçı kaldı ve fikrini değiştirmedi. Ona çok uzun zaman beklersek hiç çocuk... Okumaya Devam et →
Sekizinci Kat
Bir iş gezisi için Chicago Illinois’da bir otelde kalıyordum ve tüm hafta sonu orada olacaktım. Odalara girebilmek için kartlar yerine küçük anahtarlar kullanılan eski bir oteldi. Umursamadım, teknolojinin saldırısından kurtulmuş olması güzeldi. Otele vardığımda işletmenin tamamen dolu olduğunu gördüm. Kötü bir fırtına çıkmıştı, birçok turist uçuşlarını iptal ediyordu. Başka boş oda kalmamıştı ve bu yüzden... Okumaya Devam et →
Sekiz Feet Uzunluğunda
Büyük annem ve büyük babam Japonya’da yaşıyorlardı. Her yaz tatilinde ailem beni onları ziyarete götürürdü. Küçük bir kasabada oturuyorlardı ve evlerinin büyük bir bahçesi vardı. Yaz boyunca orada oynamayı severdim. Her gittiğimizde beni sevgiyle kucaklarlardı. Çünkü onların tek torunuydum. Onları son gördüğüm yaz sekiz yaşındaydım. Her sene olduğu gibi o yıl da Japonya’ya uçmuştuk ve... Okumaya Devam et →
Ya Gözlerimi Açsaydım?
Bana göre hayat, ışıkların ve dumanların kasırgasından, müzik ve erkeklerden başka bir şey değildi. Filipinler’in başkenti Manila’da, North Edsa yakınlarında içi insanla dolu bir gecekonduda yaşardım. Bir dolap kadar küçük bir odada benim gibi gece kulüplerinde eskortluk yapan bir sürü kadınla sıkışmış haldeydim. Ama en azından gardıroplarımız vardı. Benimkisinin içi çoğunlukla ucuz etekler, kolsuz tişörtler... Okumaya Devam et →
Göl Evi
4 Ağustos 1973. Saat 15:47 Adım Kevin Matthews. Şu an Black Rock Parkı’ndaki göl evimizin kulübesindeyim. Bunları, ailemize ait göl evinde bulduğum tuhaf şeyleri not etmek için yazıyorum. Evi elden çıkarmak istiyordum. Onu ne kadara satabileceğime dair fikir almak için gazetedeki emlak ilanlarına göz atıyordum. O sırada Buchanan gölü kıyısında Camp Matt adı verilen bir... Okumaya Devam et →
Yılın Son Otobüsü
Ben de çoğu insan gibi yılbaşını iple çekenlerdenim. Yeni bir yılın başlangıcı, yeni dilekler, yeni heyecanlar falan değil beni havaya sokan. Evet, tabii onlar da çok önemli, iyi şeylere kim hayır diyebilir ki? Ancak dediğim gibi, yılbaşı benim için bunları ifade etmiyor. Yılbaşı benim için yoğun iş temposundan kaçış, arkadaşlarla yapılan bir parti, sabahlara kadar... Okumaya Devam et →
Noel Mucizesi
Ateş, odayı kısık bir ışıma içinde hafifçe aydınlattı ve ona keyifli bir his verdi. Sıcaklık evin her yanına yayıldı. Odanın bir köşesinde Noel ağacı duruyordu. Onun göz kamaştırıcı güzelliği, biraz önce bacadan aşağı inen, oturma odasının ortasında duran adama huşu getirdi. Uzun bir adamdı ve bir o kadar da şişmandı. Beyaz kürk ile kaplı ağır... Okumaya Devam et →
Kayıp İkiz Oyunu
Bu, katılımcıların daha önce hayatlarında hiç görmedikleri ikizleriyle karşılaşma şansını yakalayacakları bir oyun. Oynaması oldukça basit. Fakat sonuçları can sıkıcı olabilir. Burada ikiz diye bahsettiğimiz şey siz nasıl bir insansanız onun yansımasıdır, olmak istediğiniz kişi değil. Gerçekten iyi bir insansanız ikizinizle hoş ve memnuniyet verici bir karşılaşma yaşarsınız. Fakat zorbalık eden, yalan söyleyen, hile yapan... Okumaya Devam et →
Kayıp Yansıma
Neredeyse bir ay oldu. Ne zaman yansıtıcı bir yüzeyin önünde dursam hemen kaybolmadan önce arkamda onu görüyordum. Ne olduğu hakkında bir fikrim yok fakat her baktığımda bende kaçmayı başarıyordu. Bunu ilk fark ettiğimde muhtemelen bir ışık hilesi olduğunu düşünerek çok önemsemedim. Ama daha sonra onu daha sık görmeye başladım, her arkamı döndüğümde gitmiş oluyordu. Birkaç... Okumaya Devam et →