Karım Uykusunda Konuşuyor

Karım ve ben yeni dairemize henüz bir ay önce taşınmıştık. Bu aslında bizim için bir gerilemeydi çünkü buradan önce büyük ama tatlı bir kır evinde yaşıyorduk. Orada yaşadığımız üç sene boyunca karımın hayali gerçeğe dönüşmüştü. Hep böyle bir yer istemişti. Ayrılmayı düşünmüyorduk ama şartlar bunu gerektirdi. Güneydeydik, okyanusa da yakındık. Her şey güzel giderken çalıştığım... Okumaya Devam et →

Tipim Değilsin

Hiçbir kız Charles Backinsale’in randevu teklifini reddetmemiştir. Kendisi çok varlıklı bir aileye sahipti. Küçük yaşlarından itibaren ailesi o ne isterse yapmıştı. Büyüdüğünde ise babası iyi para kazanabileceği bir iş ayarlamıştı. Böylece Charles canının istediği her şeyi satın alabiliyordu. En pahalı arabalara biniyor, en klas restoranlarda yiyor, özel tasarım kıyafetler giyiyor ve oldukça pahalı bir malikanede... Okumaya Devam et →

Yıldırımlar

Banliyödeki çiftlik evine yeni taşınmıştık. Tam reklamlarda anlatılanlara benziyordu. Sessiz ve yardımsever komşular, beyaz çitler ve koca yeşil bir alan. Bu dört yaşında bir oğlu olan yalnız bir baba, yani benim için harika bir başlangıç olacaktı. Geçtiğimiz yıl yaşadığımız dram ve stresten kurtulmak için bir fırsat. Eşimi bir hastalık yüzünden kaybedince dünyam başıma yıkılmıştı. Şimdi... Okumaya Devam et →

Uyku Vakti

Telefonumda hala mesaj yok. Sanırım beni yaşananlardan sonra aramayacak. Onu suçlayamam, belki de dün fazla ileri gittim. Ben onu, onun beni fark etmesinden çok daha önce fark etmiştim. Parlak siyah saçları ve büyüleyici mavi gözleri vardı. Onu izleyen bir tek ben değildim tabii. Peşinde dolanan çoktu. Zarif bir erkeksiliği vardı. Ve gülüşü, ah o gülüş.... Okumaya Devam et →

İçeri Girebilir Miyim?

Korku hikayeleri okumak eğlencelidir biliyorum, ama onlar bir uyarı da olabilir. Bunu yazıp yayınlıyorum çünkü buraya gelen insanların aslında her şeyi ilgiyle okuyacaklarına eminim. Size kendi hikayemi anlatacağım, böylece kimse benim yaptığım hataları yapmayacak. Öncelikle telefonda konuşmaktan hoşlanmadığımı belirteyim. Nedenini bilmiyorum. Yıllar geçtikçe daha asosyal hale geldim ve sadece belirli bir grup insanla takılmak için... Okumaya Devam et →

Kapılar

Evlatlıktım. Gerçek annemi hiç görmedim. Onu tanıma fırsatım olmadan evimden ayrılmıştım. Beni evlat edinen ailemi seviyordum, bana karşı çok iyi davranıyorlardı. İyi beslendim, sıcak ve rahat bir evde yaşadım ve en önemlisi geç saate kadar ayakta kalmama izin veriliyordu. Size hızlıca ailemi tanıtayım. Annemden başlayayım önce. Ona hiç anne demedim aslında, ismiyle hitap ediyordum. Adı... Okumaya Devam et →

Yanlış Oda – Yorganın Altında

YANLIŞ ODA Yoğun bir iş gününün ardından dinlenmek için dairene geliyorsun. Tam cebinden anahtarlarını çıkarıp kilide sokacakken bir an ürperiyorsun, çünkü kapın açık. İçinde büyük bir endişe oluşuyor. Tokmağı yavaşça çevirip sessizce içeri adım atıyorsun. Ne ile karşılaşacağını bilmediğin için gergin ve tedirginsin. İçeri girer girmez o an bir gariplik olduğunu fark ediyorsun. Girişin hemen... Okumaya Devam et →

Kara Yansıma Ritüeli

Bu ritüel için ihtiyacınız olan şeyler: Herhangi bir ayna Herhangi bir boy ve renkte mum Ritüeli beraber gerçekleştireceğiniz arkadaşlar (opsiyonel ama şiddetle önerilir.)   Sizi baştan uyarayım, bu ritüele bir kere başladınız mı durma şansınız yok. Söylemek istediğim, eğer bu ayini sonlandırmayı planlamıyorsanız hiç başlamayın. Daha önce kazayla veya bilerek ayna kırdınız mı? Hiç aynaya... Okumaya Devam et →

Su Korkum

Tamamen suya batmak konusunda her zaman büyük bir korkum olmuştur. Yüzemediğimden değil, babam yüzmeyi öğretmişti. Bana çocukken neredeyse boğulduğumu da söylemişti. Korkmamın nedeni başkaydı. Hatırladığım kadarıyla suyun altındayken ne zaman yüzeye baksam kolunu bana doğru uzatmış sıcak tebessümlü, sarı saçlı ve koyu mavi renk gözlü bir kadın görüyordum. Küvette dahi olsam bu değişmezdi. Doğrusunu söylemek... Okumaya Devam et →

Kırmızı Bileklik

Kimileri hastaneleri ürkütücü bulur. Onları suçlayamazsın. Bazen öyle olaylar meydana gelir ki kelimelerle açıklayamazsın. Her hastanenin kuralları vardır. Bunlardan en bilineni ise bileklik kuralıdır. Hastanede kalan her hastaya beyaz bir bileklik takılır. Tabii kullanılan tek renk beyaz değildir. Hayatını kaybetmiş hastalara verilen bilekliğin rengi ise kırmızıdır. Hastanenin başarılı cerrahlarından biri o gece mesaiye kalmıştı. Sabah... Okumaya Devam et →

Aynadaki Kız

Çocukken zamanımın çoğunu tek başıma geçirirdim. Ailemle beraber şehrin biraz dışında yaşıyorduk ve erkek kardeşimi saymazsak maalesef etrafta arkadaşlık edebileceğim hiç kimse yoktu. Kardeşim de o zamanlar bebekti zaten. Onunla oynamam imkansızdı. O nedenle kendimi hep yalnız hissederdim. Oturduğumuz eskimiş evin birçok küçük odası vardı. Koridordaysa babamın aletlerini depoladığı kayar kapaklı geniş bir dolap dururdu.... Okumaya Devam et →

Kabus Gibi Bir Gece

Kasabadaki üniversitede yeni eğitim yılı başlayalı henüz bir ay olmuştu. Daha çok yakında yaşayanların tercih ettiği bir okuldu burası. Öğrenciler için harika bir ortam sunuyordu. Yemyeşil bahçeler, aktivite alanları, spor faaliyetleri ve eğlence olanakları bunlardan sadece bir kaçıydı. Aslında üniversitenin herkese faydası vardı. Her eğitim döneminde öğrencilerle birlikte kasabaya da canlılık gelirdi. Yazın sessiz kalan... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑