Kör Adamın Blöfü

Şimdi anlatacağım oyun benim de başkasından duyduğum bir şey. Kendim oynamadım. Ancak sizler deneyebilirsiniz.

Önceden hazırlanmak önemlidir. Böylece her şey zamanında gerçekleşir. Zamanlama bu oyunda çok kritik.

Öncelikle pencereli veya penceresiz karanlık bir odaya ihtiyacınız var. Güvende olmak isterseniz pencereli olsun. Eğer odada pencereler varsa bunları perde veya örtülerle kapatmalısınız. İçeriye ışık girmemeli. Odada mobilya bulanabilir ama fazla olmamak kaydıyla. Zemin temiz olmalı. Duvarda asılı hiçbir şey olmamasını öneririm. Oyunun gidişatına göre yere düşebilirler.

En az üç, en fazla beş kişinin oturabileceği şekilde bir oturma düzeni hazırlamalısınız. Bunu sandalye veya koltuklardan oluşan bir çember şeklinde ayarlamanız gerek. Eğer oturacağınız yeri kimseyle paylaşma niyetinde değilseniz sandalye olsun. Tamam, artık oda hazır.

Seçtiğiniz sandalyeye giden yolu aklınızda tutun. Karanlıkta sandalyenize doğru ilerlerken önünüzdeki herhangi bir şey çarpmak istemesiniz. Ayrıca oyun odasıyla yatak odanızın aynı katta olmasını şiddetle öneririm.

Oyun gecesi saat sekizde yatağınıza gidin. Uyumak isteyeceksiniz. Ne kadar kısa olursa olsun, uyumak şarttır.

Odanızı saat 11:50’de terk edin. Çıkmadan önce gözlerinizi bir şeyle bağlayın. Sonra oyun odasındaki önceden seçtiğiniz sandalyeye gidin. Korkmayın, kimse sizi durdurmayacak. Sandalyeye oturun. Aradan on dakika geçtiğini düşündüğünüz an –ki bunu anlayacaksınız çünkü yirmi dakika geçmiş gibi gelecek- onları odaya davet edin. Eğer oyunu oynamaktan vazgeçecekseniz gözlerinizin bağını çözmeden yatağınıza gidin.

Eğer on dakikadan fazla hiçbir şey yapmadan beklerseniz rahatsız olurlar ve daveti beklemeden odaya girerler. Kendi kafalarına göre odaya girmelerine izin vermeyin. Eğer gözünüzü açarsanız bunu bir korku işareti olarak algılarlar ve korkunuz onları mutlu eder. İnanın korkunuzdan hoşlanmalarını istemezsiniz.

Oynamak istediğinizde sakin ama kesin bir biçimde “İçeri gelin ve itaatkâr olun.” deyin. İçeri girecekler. Onlar sizin konuklarınız. Sizi eğlendirmek için buradalar, o yüzden kibar olun. Görgü kurallarına dikkat edin ve gözbağınızı çözmeyin. Onları görmek isteyeceğinizi sanmıyorum. Ne yapmalarını istediğiniz konusunda açık olun. Ne derseniz aynen yapacaklar.

Her şeyden önce kurallarınızı açıklayın. Siz ev sahibisiniz, size karşı gelemezler. Dediğim gibi açık olun, ne yapmaları gerektiğini net anlatın. Size temas edip edemeyeceklerini, odadaki herhangi bir şeye dokunup dokunamayacaklarını söyleyin, odada gidebilecekleri yerleri belirleyin. Hepsi çocuk gibiler, onlara hassasiyetle talimat verin.

Oturmalarını söylerseniz otururlar. Oturdukları zaman bunu anlayacaksınız.

Onlara soru sorabilirsiniz. Size yalan söyleyebilirler. Yalan söyleyip söylemediklerini asla bilemeyeceksiniz.

Duvarlara vurmalarını söyleyebilirsiniz. Vuracaklardır. Duvarlara vurduklarını duyacaksınız, tabii evde yaşayan başkaları varsa onlar da duyacaklar. Duyan kişiler uykularından uyanabilirler. Eğer uyanırlarsa… Siz en iyisi uyanmamaları için dua edin.

Onlara geleceğinizi sorabilirsiniz. Bilmeyecekler. Size söylemezler.

Her şeyi yapabilirsiniz ancak kesinlikle çizgiyi aşmayın. Eğer çizgiyi aşarsanız her şey için çok geç olur. Onlara sormak istediğiniz şeyin yanlış olduğuna dair içinizde en ufak bir şüphe varsa asla sormayın, sözünü bile etmeyin. Çizgiyi geçtiğiniz anda ölürsünüz.

Gözünüzü asla açmamanız gerektiğini unutmayın. Bunu yapmanızı isteyecekler. Hatta yalvaracaklar. Sizi tatlı ve sert sözlerle zorlayacaklar. Ne olursa olsun, bunu yapmayın. Hepsinden önemlisi onlara karşı sert olmayın. Onlar misafir, siz ev sahibisiniz. Asla kaba davranmamalısınız. Aksi takdirde bunu bir tehdit olarak görecek ve sizinle en uygun şekilde ilgileneceklerdir.

Onlarla işiniz bittiğinde gitmelerini ve hiçbir zaman çağırılmadan gelmemelerini söyleyin. Geçirdiğiniz vakitten keyif aldığınızı belirtin. Onları övmeniz hoşlarına gidecek. Odayı terk ettiklerinde anlayacaksınız.

Gözlerinizdeki bağı çözmeyin. Gittiklerinde odanıza yürüyün ve yatağa yatın. Gözlerinizi kapalı tutmaya devam edin. Uykuya dalın. O gece hiç kabus göremeyeceksiniz.

Uyandığınızda gözlerinizi bağladığınız şeyi çıkarabilirsiniz. İçeri giren günışığına yavaş yavaş alışacaksınız. Artık ömrünüz boyunca sizi takip edecekler ancak direkt gözünüzün önünde olmayacaklar, baktığınızda onları göremeyeceksiniz. Fakat orada olacaklar. Her zaman sizinle bir kez daha buluşma şansı yakalamak isteyecekler.

Asla üç tane buluşma ayarlamayın. Üçüncü toplantıdan sonra onlar sizi davet ederler. Eğer bu davet gerçekleşirse onu geri çeviremezsiniz.

Not: Hikaye yabancı kaynaklardan alınmıştır. Çeviri tarafıma aittir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: