Her Yer Kırmızı

Gecenin karanlığı, asfaltın üzerindeki iki adet far ile aydınlanıyordu. Bakımlı bir Mustang hayli geç bir saatte yalnız başına otoyolda ilerlemekteydi. Direksiyonun başındaki genç adam tertemiz bej rengi bir takım elbise giymişti. Siyah kravatını biraz gevşetmiş, kendine rahat nefes alacak alan yaratmıştı. Yolcu koltuğunun hemen önünde Bond tipi bir çanta duruyordu. Eski model araç teybinden arkaya fon müziği oluşturacak yükseklikte Country müzik ritimleri saçılıyordu. Vitesin hemen önündeki kül tablası ağzına kadar dolmuştu. Belli ki genç adam müziğin tınısına sık sık sigarasının dumanıyla eşlik etmişti. Yalnız araba yolculuğu da başka türlü çekilmezdi.

Adam uzun bir süredir yollardaydı. Bir iş seyahati için şehir dışına çıkmıştı. Hesabına göre eğer yarın sabah erkenden yola çıkarsa akşam geç saatte istediği yere varacaktı. Daha gitmesi gereken bir hayli mesafe vardı ama saat de geç olmuştu. Bir yerde konaklaması gerektiğini biliyordu, daha fazla yorulmadan sabah erkenden tekrar yollara düşmesine imkan tanıyacak kadar dinlenmeliydi. Yaklaşık bir saattir geceyi geçirebileceği bir yer arıyordu ancak geride bıraktığı yol boyunca karşısına hiçbir şey çıkmamıştı. Yakıt almak için uğradığı benzinci dışında.

Benzincideki görevliden 5 km ileride bir motel olduğunu öğrenmişti. Şimdi oraya doğru sürüyordu. Karanlıkta bir süre daha ilerledikten sonra otoyolun kenarında biz dizi ışık seçti. Biraz daha yaklaşınca bunların neon ile aydınlatılmış tabelalar olduğunu fark etti. Benzincinin söylediği gibi burası bir moteldi. Uzun yol sürücülerinin geceyi geçirmek için kullandığı türdendi.

Adam direksiyonu kırarak otoparka giriş yaptı. Kontağı kapatıp çantasını alarak dışarı çıktı. Arabasını kilitleyip giriş kapısına doğru yöneldi.

İçeri girdiğinde minik bir lobi ile karşılaştı. Yan tarafta bir masanın arkasında oturan erkek resepsiyonisti fark etti. Onun hemen arkasındaki duvarda ise oda anahtarları göze çarpıyordu.

Takım elbiseli adam yaklaşırken resepsiyonist de onu fark etti. “İyi akşamlar” dedi baygın bir halde. Size nasıl yardımcı olabilirim?”

Genç adam gülümsedi. “Bir odaya ihtiyacım var. Tek gecelik. Sabah erkenden yola çıkacağım.”

Resepsiyonist bir şey söylemeden arkasını dönüp duvardaki anahtarlardan birini alarak adama uzattı. “Buyurun”. Anahtarın üzerindeki numara sekizdi.

Genç adam anahtarı aldı. “Teşekkür ederim. Ödemeyi şimdi yapayım. Tek gece ne kadar tutuyor?”

Resepsiyonist fiyatı söyledikten sonra adam cebinden cüzdanını çıkartarak ödemeyi yaptı. Resepsiyonist teşekkür edercesine gülümsedi.

Genç adam “İyi geceler” dedikten sonra yürümeye başladı. Tam koridordan ayrılacaktı ki resepsiyonist konuşmaya başladı. “Affedersiniz bayım. Gitmeden önce size söylemem gereken bir şey var. Odanız bu koridordun sonunda. Oraya doğru yürürken sağ tarafınızda üzerinde numara olmayan bir kapı dikkatinizi çekecektir. Sizden ricam kesinlikle içeri girmemeniz.

Genç adam biraz şaşırmıştı. Neden böyle bir şey yapacaktı ki? Şu an tek istediği uyumaktı. Başka bir şey umurunda değildi. “Merak etmeyin, böyle bir derdim yok. Tekrardan iyi geceler.” dedi. Ardından koridorda ilerlemeye başladı.

Odasına doğru giderken sağ tarafında resepsiyonistin bahsettiği numarasız kapıyı fark etti. Önünden geçerken öylesine bir bakış attı. Daha sonra kafasını yeniden çevirip yürümeye devam etti.

Genç adam odasına yerleştikten sonra neredeyse hiç oyalanmadan yatağına uzandı. Çok erken yola çıkacağı için biran önce dinlenmeliydi. Kısa bir süre sonra da uykuya daldı.

Aradan henüz bir saat geçmişti ki adam uyandı. Daha doğrusu doğru düzgün uyuyamamıştı. Bunun nedeni meraklanmış olmasıydı. Resepsiyonistin tuhaf uyarısı aklına takılmıştı. O odada ne vardı ki adam böyle bir şey söylemek durumunda kalmıştı? İçindeki merak duygusuna dur diyemeyecek noktadaydı. O odaya bakmalıydı. Fena halde aklı çelinmişti.

Genç adam ansızın yataktan kalkıp üzerine bir şeyler geçirdi. Ardından oda kapısını açarak karanlığa çıktı ve yürüdü. Numarasız odanın önüne geldiğinde durdu. Eğildi ve gözünü anahtar deliğine yaklaştırdı. İçeriye heyecanla bakmaya başladı.

Odanın geneline soluk bir ışık hakimdi. Adam gözünü biraz kaydırdığında ışığın kaynağını görebildi. Ufak bir masanın üzerinde bir televizyon duruyordu. Açıktı, ekranında hareket eden figürleri seçebiliyordu. Adam bunun gece kuşağında yayınlanan bir film olabileceğini aklından geçirdi. Dikkatini televizyondan uzaklaştırıp gözünü odanın diğer köşelerine bakabilmek için yönlendirdi. Tam o sırada aniden koltukta oturmuş bir kadın gözüne takıldı. Böyle bir şey beklemediği için ürpermişti. Gördüğü kadın bir hayli yaşlıydı. Üzerinde beyaz bir gecelik vardı. Yüzü televizyona dönüktü. Pür dikkat yayına kilitlenmiş olmalıydı ki hiç hareket etmiyordu.

Adam bir süre kadını izledi. Gecenin bu vakti televizyonda ne seyrediyor olabilirdi? Yalnız mıydı yoksa odada başka biri var mıydı? Delikten ancak bu kadarını görebiliyordu. Kadının yalnız olduğuna kanaat getirdi. Acaba otoyol kenarındaki bir motel odasında tek başına ne işi vardı? Ve resepsiyonist neden bu odaya bakmamasını istemişti?

Aklından tam da bunları geçirirken kadının yüzü aniden kapıya doğru döndü ve ona bakmaya başladı. Adam bu beklenmedik hareket karşısında korkuyla kendini geriye doğru attı. Kalbi deli gibi çarpıyordu. Kadın onu fark etmiş miydi? Ses bile çıkarmıyorken bu nasıl olabilirdi? Kendini tedirgin hissetmişti. Belki de onu rahatsız ettim diye düşündü. O da rahatsız olmuştu ve koridoru terk etmek istiyordu. Ellerinden destek alarak ayağa kalktı. İçindeki huzursuzluk verici ürpertiyle odasına yöneldi ve acele ile gözden kayboldu. Yaşadıklarının etkisi ile kısa süre içerisinde yeniden uykuya daldı.

Sabah alarmının sesiyle uyandı genç adam. Yola çıkma vakti gelmişti. Tıraş olup dişlerini fırçaladıktan sonra çantasını alarak odayı acele ile terk etti. Koridora çıkınca dün akşam gördüklerini hatırladı yeniden. Numarasız kapının önünden geçerken bu defa dönüp bakmadı. Odayı birkaç adımla geçmişti ki aniden durdu. Aklına söz geçiremiyordu. Kadının ne yaptığını merak ettiğini fark etti. Gitmeden önce son bir kez bakmalıydı. Geriye dönerek kapının önüne geldi ve dün akşamki gibi gözünü anahtar deliğine dayadı.

Genç adam bu defa gördüğü şeye anlam verememişti. Deliğin gözüne sunduğu tek şey kırmızı renkti. Her yer kıpkırmızıydı.

Adam gözünü delikten çekti, kısa bir süre bekledikten sonra tekrar baktı. Değişen bir şey olmamıştı. Önünde kırmızıdan başka hiçbir şey yoktu.

Adamın aklına dün gece gördükleri geldi. Kadın belli ki onu fark etmiş ve bir daha gözetlenmemek için anahtar deliğini kırmızı bir obje ile bloke etmişti. Başka bir açıklaması olamazdı.

Adam yeniden doğrularak merak içinde resepsiyona doğru yürüdü. Resepsiyonist aynı dün gece olduğu gibi sandalyesinde oturmaktaydı. Takım elbiseli konuğunu görünce hafiften doğruldu. Adam odanın anahtarını ona uzattı. Resepsiyonist anahtarı aldı ve ekledi. “Umarım iyi bir gece geçirmişsinizdir.”

Genç adam hafif tereddüt etse de memnun kaldığını belirtti. Biraz bekledikten sonra dün gece ve bu sabah yaşadıklarını içinde tutamayacağını fark etti. “Aslında gitmeden önce size bir şey söylemek istiyorum.”

Resepsiyonist adama hafiften sırıttı. “Delikten baktınız, değil mi?”

Adam biraz utanç biraz da mahcubiyetle “Maalesef evet, merakıma engel olamadım.” dedi.

Resepsiyonist ayağa kalktı. “Bunu neredeyse herkonuğumuz yapıyor, endişelenmeyin. En iyisi size o odanın hikayesini anlatayım.Zamanında o odada bir adam karısını vahşice öldürmüş. Haliyle bu olaydan sonrauzun süre orada kimse kalmamış. Aradan zaman geçince oda tekrar kullanımaaçılmış ve bir gece kadının biri odaya yerleşmiş. Ancak birkaç saat sonra dehşet içerisinde dışarıyafırlamış. Kadın bir tür kriz geçirmiş ve hastaneye kaldırılmış. Birkaç günsonra ancak kendine gelebilmiş ve o gece yaşadıklarını yetkililere anlatmış.Onlara odada bir kadın gördüğünü söylemiş. Kadının vücudunun her yeri kar gibibeyazmış. Ama gözleri hariç. Söylediğine göre bu kadının gözleri kırmızıymış.”

Not: Hikaye yabancı kaynaklardan alınmıştır. Dinlediğiniz metin, değişiklikler yapılarak tarafımdan yeniden hazırlanmıştır, birebir çeviri değildir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: