Son Cuma

Eminim çevrenizde anlatılan ürkütücü hikayeleri ve kocakarı masallarını defalarca dinlemişsinizdir. Çoğunun da saçma sapan, hayal ürünü anlatılar olduğuna inanmışsınızdır. Çocukları korkutmak için uydurulmuş aptalca şeyler olduğunu düşünmüşsünüzdür. Ancak benim anlatacaklarımı lütfen dinleyin ve dikkate alın. İnanın bu seferki öyle zırva veya hurafe değil. Nasıl tanımlarım bilmiyorum. Sanki gece uykumu bölen bir kâbus gibi. Ya da üstüme çöken bir karabasan. En iyisi dinleyin ve siz karar verin.

Yaşadığım yerin biraz dışındaki bir bölgeyle alakalı bazı söylentiler duymuştum. Bahsedilen yer, vadilere yayılmış yeni büyüyen ormanların arkasından geçen yollardan birinin üzerindeydi. İnsanların çok uğradığı bir yer değildi. Yalnız kalmak istemeyeceğiniz, sapa bir alanda kalıyordu. Söylentilerden sonra ise iyice uğursuz bir yer haline gelmişti.

Ve bu yer hakkında konuşulanlar oldukça ürkütücüydü.

Dediklerine göre eğer güneşin her yeri siyah beyaz gösterecek kadar parlak olduğu bir günde bu yoldan geçerseniz, yol boyunca yürüyen bir kızla karşılaşırsınız.

Kızı tanımak kolaymış çünkü mevsim ne olursa olsun, kuş tüyünden yapılmış kalın bir mont giyermiş. Kulaklarına ise herhangi bir teknolojik mağazada bulabileceğiniz kocaman kulaklıklardan takarmış.

Hikayeye göre yoldan araba ile geçerken camı indirirseniz kızın şarkı söylediğini duyabilirsiniz. Bu şarkının Macar müzisyen Rezso Seress’in bestelediği “Gloomy Sunday” olduğu söylenir.

Eğer şarkısını bitirmeden araya girip herhangi bir soru sorarsanız size cevabı “hatırlamıyorum” olacaktır. Bu da bir sonraki kasabada polis tarafından yakalanmanıza ve kızı kaçırıp öldürmekten tutuklanmanıza yol açacaktır.

Ancak kızın şarkısını bitirmesini bekledikten sonra ona “En son ne zaman kar yağdı?” diye sorarsanız, size muhtemel üç cevaptan birini verecektir.

Eğer kızın cevabı “perşembe” ise hiçbir şey olmamış gibi yolunuza devam edersiniz. Ancak eylemlerinizi kontrol edebildiğinizi sanıyor olsanız da aslında kalın bir sisin içinde uyuyormuş gibi hissedersiniz. Hayatınızın geri kalanını bu rüya safhasında geçirir ve öldüğünüzde ruhunuz sonsuz ve karanlık bir boşluğa mahkûm olur.

Eğer kızın cevabı “bugün” ise o zaman çok şanslısınız. Olaysız bir şekilde yolunuza devam edeceksiniz. Eve döndükten sonra en büyük dileğinizin gerçek olduğunu göreceksiniz.

Fakat cevap “son cuma” olursa kaderlerimizi kontrol eden varlığın size merhamet göstermesi için dua edin. Olaydan sonra, bir yıl süreyle ortadan kaybolacaksınız; nereye gittiğiniz konusunda kimsenin en ufak bir ipucu olmayacak ve aileniz artık öldüğünüze inanıp sizi beklemekten vazgeçecek.

Ertesi yıl bir cuma günü karlar eridiğinde, cesediniz bataklıktaki bir kara ladin ağacında asılı halde bulunacak. Yüzünüz yenmiş ve vücudunuz tamamen çürümüş olacak. Sadece diş kayıtlarınız sayesinde kimliğinizi tanımlayabilecekler.

Ruhunuz artık bir tutsak. Güneşin her yeri siyah beyaz gösterecek kadar parlak olduğu her gün yol boyunca yürümeye mahkûm olacaksınız.

Bunca şeyi nereden mi biliyorum? Benim başıma gelmedi, sadece hikayeleri dinledim fakat hayatım boyunca da buralarda yaşadım. O sebeple size dürüstçe şunu söyleyebilirim. Bundan altı sene önce o yolda dolaşan küçük bir erkek çocuğuydu. Bir sene sonra kız kardeşimin cesedini buldular.

Not: Hikaye yabancı kaynaklardan alınmıştır. Çeviri tarafıma aittir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: