Panama’nın Kayıp Kızları

İki genç kız… Hayatlarının daha başlarındaydılar, belki de yaşamları boyunca en eğlendikleri anları yaşıyorlardı. Çevrelerinde hayli sevilen ve yardımseverlikleriyle tanınan Hollandalı Kris Kremers ve Lisanne Froon için her şey çok güzel gidiyordu. Ta ki Panama’da çıktıkları tatile kadar. O tatil kızlar için tropik bir ormanda, koca bir dehşetle sonuçlanacaktı. Ve bu son dünyanın konuştuğu, açıklanamayan, karma karmaşık bir hikayeyi de beraberinde getirecekti. Herkesin bu olayla ilgili sorduğu tek bir şey vardı. Bu masum tatil nasıl böyle büyük bir trajediye dönüşmüştü?

Kris Kremers ve Lisanne Froon iki iyi arkadaştı. Lisanne, 24 Eylül 1991’de Hollanda’nın Amersfoort kentinde doğdu. Lise yıllarında biraz utangaç ve kendi halinde biriydi. 1,84 gibi hayli uzun bir boyu vardı ve okulda voleybol oynuyordu. Ayrıca tırmanmak ve dalış yapmak hobileri arasındaydı. Lisanne oldukça zeki bir kızdı. Saxion Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Bölümü’nü derece ile bitirmişti.

Kris, 9 Ağustos 1992 tarihinde, aynı Lisanne gibi Amersfoort’ta dünyaya geldi. Lisanne’nin aksine Kris daha dışa dönük bir kızdı. Sanata yatkınlığı vardı. Amatör bir oyuncuydu ve Utrecht Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nden mezun olmuştu. Etrafındaki insanlar onu eğlenceli yapısı ve esprili karakteriyle tanıyordu.

İki genç kız Amersfoort’ta bir kafede part time çalışırlarken tanışmışlardı. Kısa sürede iyi arkadaş oldular. Onları birbirlerine bu kadar bağlayan en önemli ortak nokta, seyahat etmeyi sevmeleriydi. Akıllarında birlikte Orta Amerika’ya seyahat etme fikri vardı. Sonunda bu hayallerini gerçekleştirmeye karar verdiler ve bu seyahat için para biriktirmeye başladılar.

Genç kızlar, yaptıkları 6 haftalık tatil planı boyunca Panama’ya gidip İspanyolca öğrenmek istiyorlardı. Panama’da ayrıca çocuklar için gönüllü olarak bazı hayır işlerinde çalışmayı düşünüyorlardı. Bu tatildeki zamanlarını daha faydalı kullanmalarını sağlayacaktı.

Kızlar sonunda seyahat için gerekli olan parayı toplamışlardı. Aldıkları uçak biletiyle 15 Mart 2014’te Panama’ya geldiler. Seyahatlerinin ana amacını gerçekleştirmeden önce burada geçirdikleri ilk iki haftayı Panama’yı gezmeye ayırdılar. Daha sonra İspanyolca öğrenmek için gönüllü işlere başvurmaya başladılar. Sonunda Batı Panama’daki Boquete adlı bir kasabada çocuklara gönüllü yardım edebilecekleri bir iş buldular. Aynı zamanda gönüllü olarak ders verecekleri çocuklardan birinin ailesinin evinde ücretsiz konaklayabileceklerdi. Kafalarındaki tatil planı tıkır tıkır işliyordu.

Genç kızlar tatilleri sürerken Boquete yakınlarındaki Baru Yanardağı Parkı’nı ve Yeşil Dağ Yaylaları’nı ziyaret etmeye karar verdiler.

1 Nisan 2014 tarihinde, o gezinin sabahı, genç kızlar iki adamla kahvaltı etmişlerdi. Bu onların son görülüşüydü.

Kızlar o sabah Facebook’ta Boquete yakınlarında bir dağ yürüyüşü yapacaklarını yazmışlardı. Saat 11’de kaldıkları evin köpeğiyle beraber Sendero el Pianista patikasını takip ederek ormanlık alana doğru yola çıktılar.

Aynı günün gecesi köpek eve geri döndü. Ancak Kris ve Lisanne köpeğin yanında değildi. Kızlar ortada yoktu.

Evin sahipleri endişeyle hemen kızların ailelerine ulaştı ancak onlar da kızlardan haber almamıştı. Her gün ailelerini arayan, aramasalar bile kesinlikle mesaj atan Kris ve Lisanne o gün hiç mesaj göndermemişti.

Kızların 2 Nisan’da yerel bir rehberle randevuları vardı fakat buluşmaya gelmediler. Artık bu durum bir kayıp vakasıydı. Polis hızlıca harekete geçti ve kızlar için bölgede geniş çaplı bir arama emri verildi. Yerel halk çalışmalara destek veriyordu. 3 Nisan’da ise ormanlık alanda helikopterlerle havadan aramalar başladı. İlk dört gün ipucuna rastlanmayınca kızların aileleri, 6 Nisan’da köpeklerle güçlendirilmiş tam teşkilatlı bir arama ekibiyle beraber Hollanda’dan Panama’ya gelip aramalara katıldılar. Aileler ayrıca kızlar hakkında doğru bilgi paylaşanlara 30.000 dolarlık ödül verileceğini açıkladılar.

Aramalar haftalar boyunca sürdü ancak en ufak bir iz yoktu. Kızlar sanki buhar olup uçmuştu.

Olayla ilgili ilk gelişme kızların kaybolmasından tam 10 hafta sonra oldu. Yerli bir kadın, Alto Romero köyünün yakınındaki bir nehir kıyısında mavi bir sırt çantası bulup polise teslim etti. Çanta Lisanne’ye aitti. Kadın ayrıca bir gün önce aynı yerden geçtiğini ancak çantanın orada olmadığını söyledi. Çantanın yakınlarında yapılan araştırmada bir kayanın üzerinde Kris’in katlanmış kot şortu bulundu. Bir kısım görgü tanığıysa kort şortun katlanmamış halde nehrin kıyısında bulunduğunu iddia ettiler.

Çanta tamamen kuruydu, hiç ıslanmamıştı. İçinden iki güneş gözlüğü, iki sütyen, Lisanne’nin pasaportu ve fotoğraf makinesi, bir su şişesi, 83 Amerikan Doları ve kızların cep telefonları çıkmıştı. Kamera ve telefonlar bozulmamıştı.

Polis telefonlarda yaptığı araştırmada 1-3 Nisan arası 7 defa 112 ve 911’in arandığını tespit etti. Bunlardan ilk ikisi, ilk gün kızlar yürüyüşe çıktıktan birkaç saat sonrasına aitti. Aramaların tamamı şebeke yetersizliği yüzünden başarısız olmuştu. Bu tarihten sonraysa sadece telefonlardan sinyal kontrolü yapılmış, herhangi bir arama denemesinde bulunulmamıştı. 5 Nisan tarihinde Lisanne’ın cep telefonu şarjı bitip kapanmış ve bir daha açılmamıştı. 6 Nisan tarihinde Kris’in telefonu tekrar açılmış ancak pin kodu yanlış girilmişti. 7 ile 10 Nisan arasındaysa Kris’in telefonundan tam 77 kez pin kodu giriş denemesi yapılmış ancak hepsi başarısız olmuştu. 11 Nisan tarihinde Kris’in telefonu, bir daha açılmamak üzere kapandı.

Çantadan çıkan fotoğraf makinesinde yüzün üzerinde fotoğraf bulundu. 1 ve 2 Nisan tarihine ait 11 fotoğraf gün ışığında çekilmişti ve son derece normaldi. Kızların mutlu bir gezi içinde olduklarını gösteriyordu. 8 Nisan tarihine kadarsa başka fotoğraf çekilmemişti. Durum bundan sonra garipleşiyordu. 8 Nisan’dan itibaren 90 tane fotoğraf çekilmişti ve tamamı karanlıktaydı. Bunlardan biri hariç hiçbirinde kızlar gözükmüyordu, tamamı arazinin gece çekilmiş görüntülerini içeriyordu. O tek fotoğraftaysa Kris’in saçları çok yakından görülüyordu, kafasında kurumuş kan olabileceği düşünülen kırmızı bir leke göze çarpıyordu. Ayrıca polis fotoğrafların kayıt numaralarına baktığında iki fotoğrafın silinmiş olduğunu fark etti. Bunlar, gündüz çekilenlerin hemen sonundaki ve gece çekilenlerin hemen başındaki fotoğraflardı. Silinmiş fotoğraflar yapılan çalışmalara rağmen tekrar geri getirilemedi.

Zaman geçtikçe olay daha da korkunçlaşıyor ve kan donduran bir hal alıyordu. Çantanın bulunmasından iki ay sonra bölgede bazı insan kemikleri keşfedildi. Bunlardan en büyüğü bir leğen kemiği parçasıydı. Yapılan incelemede kemiklerin kızlara ait olduğu doğrulandı, leğen kemiği Lisanne’nindi. Bölgede ayrıca Kris’in spor ayakkabısı bulunmuştu. Buradaki korkunç detaysa ayakkabının içinde Kris’in kopmuş ayağının da olmasıydı.

Eldeki bulgular sonucu kızlara ne olduğuyla alakalı bazı teoriler geliştirildi. Bunlardan ilki, kızların çıktıkları gezide yollarını kaybedip kaybolduklarıydı. Bu sebeple acil servisleri aramışlar ancak telefonları çekmemişti. Yollarını bulmak için ilerledikçe daha da tehlikeli bölgelere girdiler. Tahminen 6 Nisan tarihinde Kris bir kaza sonucu ciddi şekilde yaralandı. Botun içindeki ayak düşünüldüğünde yüksek bir yerden düşerken ayağının kayalara sıkışıp kırılmış ve kopmuş olması olası gözüküyordu. Lisanne onun telefonundan yardım isteyecekti ancak pin kodunu bilmediği için yanlış girdi. O sırada Kris’in bilinci kapalı olmalıydı, çünkü eğer kendinde olsaydı Lisanne’ye doğru şifreyi söyleyebilirdi. Lisanne defalarca telefonu açmayı denedi ancak başarılı olamadı. Sonunda Kris’i bırakıp yardım bulmak için tek başına dönmeye çalıştı, geceleri önünü aydınlatabilmek için de fotoğraf makinesinin flaşını kullanmıştı. Ancak bu teşebbüs de başarısız olmuştu. Bir süre sonra Lisanne de susuzluk, açlık ya da başka bir kaza sebebiyle hayata veda etmişti. İki kızın cesetleri bölgedeki vahşi hayvanların insafına kalmıştı.

En çok konuşulan teoriyse başka kişilerin olaya dahil olmuş olabileceğiydi. Her ne kadar olaya dahil olan birilerinin, kızların telefonlarını ortada bırakmayacakları düşünülse de konuyla ilgili birçok iddia ortaya atıldı.

2016 yılında Daily Beast adlı bir internet haber sitesinde Boquete’deki bir tur rehberinin olayla ilgisi olabileceği yazıldı. Rehberin ismi verilmemişti ancak yerel halktan birçok görgü tanığı kızların kaybolmadan 24 saat önce kesinlikle onunla buluştuğunu iddia ediyorlardı. Söylediklerine göre rehber kızlara orman içinde tam paket bir gezi teklif etmişti. Teklifin içinde rehberin dağ evinde bir gece konaklama da vardı. Ancak kızlar bir sebepten ötürü teklifi reddetmişlerdi.

İsmi verilmeyen rehber, çevrede kadınlara olan yakınlığıyla biliniyordu. Aynı bölgeyi daha önce ziyaret etmiş bazı Reddit yazarları, seyahatleri sırasında bu rehberle karşılaştıklarını ve adamın kız arkadaşlarına aşırı yakın davrandığını hatta birkaç kez onlara dokunduğunu yazdılar.

İddiaya göre kızların kemiklerini ilk bulan kişi oydu ve bu kalıntılar adamın çiftlik evine çok uzak değildi. Acaba rehber reddedilmeyi kendine yediremeyip Kris ve Lisanne’ı öldürmüş olabilir miydi? Polis soruşturmasından bir şey çıkmasa da bu soru henüz net bir şekilde cevap bulmuş değil.

Olaya başkalarının karışmış olabileceğiyle alakalı başka bir bulgu ise Lisanne’nin çantasının üzerinde otuzdan fazla farklı parmak izinin bulunmasıydı. Çantayı bulan kadın onu polise teslim etmeden önce kendi köyünün sakinlerine götürmüş ve çanta elden ele gezmiş olabilirdi ancak bu teori polis tarafından hiçbir zaman doğrulanmadı.

Cevap bulunamayan sorulardan biri makineden silinen iki fotoğraftı. Bunları kızlar mı yoksa başka birileri mi silmişti? Ve neden silinmişlerdi?

Olayla alakalı akıllara takılan soruların ardı arkası kesilmiyordu. 10 hafta boyunca oldukça geniş çaplı bir arama yapılmasına rağmen kızlarla ilgili hiçbir şey bulunamazken bu tarihten sonra önce çanta ardında da kemik kalıntıları nasıl aniden ve arka arkaya ortaya çıkmıştı? Kadının söylediğine göre çantanın bulunmadan bir gün önce aynı yerde olmaması neyin nesiydi?

Diğer bir konu ise bulunan kemiklerdi. Hepsi ağarmış gözüküyordu, sanki bir kimyasal kullanılarak yapılmış gibi. Uzmanlar bunun uzun süre güneşte kalınması sonucu yaşanmış olabileceğini söylüyorlardı ancak bu açıklama kimseyi tatmin etmedi. Cesetlerin hayvanlar tarafından parçalanmış olabileceği teorisi de araştırıldı ancak yapılan incelemede kemiklerde en ufak bir deformasyon görülmemişti. Eğer herhangi bir diş izi olsaydı mikroskop altında tespit edilebilirdi ancak kemiklerde bu tarz bir iz yoktu. Ayrıca yerel halk o bölgede bir insanın kafatasını parçalayabilecek kadar vahşi bir hayvanın yaşamadığını söylüyorlardı. O halde kızların diğer kemikleri neredeydi, nasıl bulunamamışlardı?

Teorilerden biri de olaya uyuşturucu çetelerinin dahil olmuş olabileceğiydi. Boquete, Kosta Rika ile uyuşturucu ticaretinin yapıldığı alanlara yakındı ve bölgede daha önce kartellerin işlediği cinayetler mevcuttu. Uyuşturucu çeteleri, yanlış zamanda yanlış yerde olan kızları öldürmüş sonra da cesetleri asitle yok etmeye mi çalışmışlardı? Kemiklerin ağarmasının sebebi asit olabilir miydi?

Bir yıl önce bir Youtube kullanıcısı, olayla alakalı bir Youtube videosunun altına bir yorum yazdı. Söylediğine göre olayla alakalı basına sızmayan bir bilgi vardı. Kızları o gün patikaya bir taksi bırakmıştı ve araçta kızlarla birlikte iki kişi daha vardı. Taksi şoförü polis tarafından yapılan sorgusunda araçtakileri indirdikten sonra bölgeyi terk ederken bir 4×4 arazi aracının bölgeye yaklaştığını gördüğünü söyledi. İşin ürkütücü yanıysa ifade veren taksi şoförünün bir yıl sonra nehir kenarında ölü olarak bulunmuş olmasıydı. Konuyla alakalı yapılan araştırmada herhangi bir bulguya ulaşılamamıştı.

Kris Kremers ve Lisanne Froon, büyük bir heyecanla çıktıkları gezide yaşadıkları talihsiz bir kaza sonucu mu ölmüşlerdi yoksa vahşilikleriyle ünlü Orta Amerika canileri tarafından mı katledilmişlerdi? Bu soruların cevabını belki de hiç öğrenemeyeceğiz. Bu kan dondurucu ve trajik olay için tek dileğim günün birinde gerçeklerin ortaya çıkması ve tüm bilinmeyenlerin açıklığa kavuşması.

Not: Bu video, çeşitli kaynaklarda yaptığım araştırma ve derlemeler sonucu oluşturulmuştur.

YouTube kanalıma aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:
Cem’den Dinle YouTube

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: